TEYEMMUM
Kitap, sunnet ve icma ile teyemmum mesrudur; Kitaptan delili; Allah Azze ve Celle buyuruyor ki;
“Ey iman edenler! Siz sarhos iken -ne soylediginizi bilinceye kadar- cunup iken de -yolcu olan mustesna- gusul edinceye kadar namaza yaklasmayin. Eger hasta olur veya bir yolculuk uzerinde bulunursaniz, yahut sizden biriniz ayak yolundan gelirse, yahut kadinlara dokunup da (bu durumlarda) su bulamamissaniz o zaman temiz bir toprakla teyemmum edin: Yuzlerinize ve ellerinize surun. Suphesiz Allah cok affedici ve bagislayicidir.”(Nisa 43)
Sunnetten deliline gelince, bu konuda pek cok hadis vardir. Bunlardan birisi de Cabir r.a.’in rivayet ettigi hadiste gecen su ifadelerdir;
“Bana, benden once kimseye verilmemis bes sey verildi;… bir de bana yeryuzu temiz bir mescid kilindi. Ummetimden biri her nerede namaz vaktine yetisirse orada namaz kilar.” (Buhari(335,438,3122) Muslim(521))
Icmayi ise Ibni Kudame zikretmis, bunun caiz olusunda ummetin icma ettigini belirtmistir. (el Mugni(1/233))
Mesru kilinis sebebi; Aise (radiyallahu anha) anlatiyor: "Rasulullah (aleyhissalatu vesselam)'la bir seferde beraber idik. Beyda adli mevkiye veya Zatu'l-Ceys denen yere gelmistik ki benim bir kolyem kayboldu. Rasulullah (aleyhissalatu vesselam) onu aramak icin kaldi, O'nunla birlikte herkes orada kaldi. Bir su basinda da degillerdi. Ustelik beraberlerinde su da yoktu. Halk Hz. Ebu Bekr (radiyallahu anh)'e ugrayip:
"Aise'nin yaptigini gordun mu! Hem Rasulullah'i, hem de herkesi burada oyaladi. Bir su basinda degiller, beraberlerinde su da yok!" demisler. Rasulullah basini dizlerimin uzerine koymus uyurken Ebu Bekr (radiyallahu anh) cikageldi.
"Sen Rasulullah aleyhissalatu vesselam'i da halki da, burada hapsettin. Bir su basinda degiller, beraberlerinde su da yok!" diyerek, babam beni azarladi ve Allah'in diledigince baska seyler de soyledi. (Ofkesini daha da yenemeyip) eliyle bogrume bogrume durterek (canimi yakti). Rasulullah'in basi dizimin uzerinde oldugu icin kimildamamaya calistim.
Rasulullah aleyhissalatu vesselam sabaha kadar, susuz olarak uyudu. Sabah olunca Allah Teala Hazretleri, teyemmum ayeti'ni inzal buyurdu:
"...Su bulamazsaniz temiz topraga teyemmum edin, yuzlerinizi ve ellerinizi onunla meshedin. Allah size sorluk yapmak murad etmez, bilakis sizi temizlemek, ve uzerinizdeki nimetini tamamlamak ister, ola ki sukredersiniz" (Maide 6).
Useyd, Hz. Aise'ye:
"Allah sana rahmetini bol kilsin, senin basina hoslanmadigin her ne gelmis ise onda Allah senin icin de muslumanlar icin de bir ferec (sIkintidan kurtulma) kilmistir '' dedi.''
(Hz. Aise) sozune devam ederek) dedi ki:
"Bindigim deveyi durtup kaldirdim. (Kaybolan) kolye altinda cikti." (Buhari(334-336) Muslim(367) Muvatta(1/53, 54) Ebu Davud(317) Nesai(1/163, 164))
TEYEMMUMUN SEKLI
Niyet; mahalli kalptir. Daha once de aciklandi.
Besmele; Abdest ve gusulde oldugu gibidir.
Eller temiz topraga (veya toprak cinsinden olan seye) vurulur, sonra onlara uflenir veya eller hafifce cirpilir, sonra yuz ve eller mesh edilir. Elde mesh edilecek yerler, hirsizin elinde kesilecek yer olan bileklerdir. Yani eller bileklere kadar mesh edilir. (Ibnu Abbas (radiyallahu anhuma)'a teyemmumden sorulmustu: Dedi ki: "Allah Teala Hazretleri, Kitab-i Mubin'in de, abdesti zikrederken soyle buyurmustur:
"Yuzlerinizi ve dirseklere kadar ellerinizi yikayin." Teyemmum hakkinda da soyle buyurdu:
"Yuzlerinizi ve ellerinizi meshedin.'' (Yine ayet-i kerime'de Cenab-i Hak) soyle buyurdular: "Kadin veya erkek hirsizin elini kesin." Hirsizin elini kesmede sunnet (bilekten itibaren) avuc kismi kesmektir (bilek- dirsek arasi kesilmez), oyleyse, teyemmum yapilacak kisim yuz ve (bilege kadar) ellerdir.''(Tirmizi(145))
Ammar Bin Yasir r.a.’den; "Rasulullah (aleyhissalatu vesselam) beni bir vazifeyle yola cikarmisti: Sefer esnasinda cunub oldum. Su da bulamadim. Bunun uzerine hayvanlarin bulanmasi gibi ben de topraga bulandim. Sonra Rasulullah (aleyhissalatu vesselam)'a gelip durumu kendisine arz ettim. Bana:
"Sana soyle yapman kafi idi!" dedi (ve gosterdi), iki avucuyla yere bir vurdu, sonra avuclarini cirpti, sonra soluyla (sag) avucunun sirtini veya sol avucunun sirtini (sag) avucuyIa meshetti. Sonra da onunla yuzunu de meshetti.'' (Buhari(338) Muslim(368) Ebu Davud(321) Nesai(1/170))
Eller topraga bir sefer vurulsa yeterlidir. (iki darp ile ilgili butun rivayetler illetlidir, zayiftir. Bkz.: Ibni Hacer Telhisul Habir(1/56) el Irva(1/185)) Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu ki;
“Teyemmum eller ve yuz icin bir vurustan ibarettir.” (el Irva(161) Sahiha(694)) Yukaridaki Ammar r.a. hadisi de buna delildir.
TEYEMMUMU BOZAN SEYLER
Teyemmum abdestin yerini aldigi icin, abdesti bozan seyler, teyemmumu de bozar. Abdest ile ilgili hukumlerin hepsi teyemmum icin de gecerlidir. Ancak, suyun bulunmasiyla teyemmum sona erer. Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem, istihazeli olana her namaz icin abdest almasini emretmis, fakat su bulamayana her namaz icin teyemmum etmesini emretmemistir.
Hasen el Basri r.a. dedi ki;
“(abdest bozucu) hades vaki olmadikca teyemmum devam eder.” (Elbani Muhtasari Buhari(1/96) Fethul Bari(1/446))
Suyun bulunmasi; Ebu Zerr (radiyallahu anh) anlatiyor: "Rasulullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki:
"On yil boyu su bulamasa da, temiz toprak muslumanin abdest suyudur. Suyu bulunca, bedenine onu degdirsin (yikasin), zira bu daha hayirlidir.'' (Ebu Davud(332,333) Tirmizi(124) Nesai(1/171) Abdurrazzak(913) Ahmed(5/155,180) Ibni Huzeyme(2292) Ibni Hibban(196) Darekutni(1/180) Hakim(1/176) Beyhaki(1/7,220) Elbani el Irva(153))
Teyemmum edilecek seyde topragin sart olmayisi; Allah Teala buyuruyor ki;
“..o zaman temiz bir toprakla teyemmum edin.”(Nisa 43) Burada toprak kelimesi nekre olarak (belirlilik takisi almadan) gelmistir. Tipki; “Allah bir sigir kesmenizi emrediyor”(Bakara 67),
“Yanlislikla bir mumini olduren kimsenin, mumin bir kole azat etmesi ve olenin ailesine teslim edilecek bir diyet vermesi gereklidir.”(Nisa 92) ayetlerindeki gibi mutlak olarak zikredilmistir. Yani Israil ogullari herhangi bir sigir kesselerdi, bu yeterli idi.
Teyemmum ayetinde gecen;
“Said” kelimesi temiz toprak demektir. Yahya Bin Said der ki;
“Sert topraga yapilmis teyemmum ile kilinan namazda sakinca yoktur.” (Buhari rivayet etmistir.)
Elde tozu kalmasa da yer cinsinden olan her temiz seyle teyemmum caizdir. “saiyd” kelimesi Kehf Suresinde soyle gecer;
“وَإِنَّا لَجَاعِلُونَ مَا عَلَيْهَا صَعِيدًا جُرُزًا (Bununla beraber) biz mutlaka oradaki her seyi kupkuru bir toprak yapacagiz.”(Kehf
فَعَسَى رَبِّي أَن يُؤْتِيَنِ خَيْرًا مِّن جَنَّتِكَ وَيُرْسِلَ عَلَيْهَا حُسْبَانًا مِّنَ السَّمَاء فَتُصْبِحَ صَعِيدًا زَلَقًا Belki Rabbim bana, senin bagindan daha iyisini verir; senin bagina ise gokten yildirimlar gonderir de bag kupkuru bir toprak haline gelir.”(Kehf 40)
Neticede, sert toprak, kum, duvar ve duz kaya gibi seylerle teyemmum caizdir.
TEYEMMUM KIMLER ICIN CAIZ OLUR?
Cunup olan veya abdesti bozulan kisi, seferde ve mukim iken asagidaki sebep dolayisiyla teyemmum edebilir;
Su bulamazsa; Allah Azze ve Celle buyuruyor ki;
“Ey iman edenler! Siz sarhos iken -ne soylediginizi bilinceye kadar- cunup iken de -yolcu olan mustesna- gusul edinceye kadar namaza yaklasmayin. Eger hasta olur veya bir yolculuk uzerinde bulunursaniz, yahut sizden biriniz ayak yolundan gelirse, yahut kadinlara dokunup da (bu durumlarda) su bulamamissaniz o zaman temiz bir toprakla teyemmum edin: Yuzlerinize ve ellerinize surun. Suphesiz Allah cok affedici ve bagislayicidir.”(Nisa 43)
Imran Ibnu Husayn (radiyallahu anhuma) anlatiyor: "Rasulullah (aleyhissalatu vesselam), bir kenara cekilmis halkla birlikte namaz kilmayan bir adam gordu.
"Ey fulan! Halkla birlikte niye namaz kilmiyorsun?'' diye sordu. Adam:
"Ey Allah'in Resulu, cenabet oldum, su da yok'' deyince:
"Topragi kullan, o sana yeterlidir" buyurdular." (Buhari(348) Muslim(682) Nesai(1/171))
Kuyunun derin olmasi gibi sebeplerle suyun cikarilamayisi, suyun yemek yapmak icin, icmek icin, necaseti gidermek veya hayvan sulamak icin ancak yetecek kadar olmasi durumlarinda su yok kabul edilir, teyemmum edilebilir.
Hastalik sebebiyle teyemmum; Hasen el Basri r.a. dedi ki;
“Yaninda su mevcut olup da, hastaligindan dolayi onu kullanamayan teyemmum eder.” (Buhari(Fethul Bari-1/441)) Cumhura gore soguk sudan zarar gorecek olan da bu hususta hasta hukmundedir. (bkz.: Ibnul Munzir el Evsat(2/28) Ibni Teymiye Fetava(21/350))
Su ile arasinda; yirtici hayvan, dusman, yangin veya hirsiz gibi engeller bulunan kisi, su bulamayan hukmundedir. Yine suyun FasIklarin bulundugu yerde olmasi halinde, kadin su almak icin oraya gitmez ve teyemmum eder. (Ibni Kudame el Mugni(1/238))
Ibnu Abbas (radiyallahu anhuma) anlatiyor: "Rasulullah (aleyhissalatu vesselam) zamaninda bir adam yaralanmis, sonra da ihtilam olmustu. Kendisine yikanmasi emredildi. Adam yikandi ve oldu. Onun haberi Rasulullah (aleyhissalatu vesselam)'a ulasmisti. (Ofke ile) sunlari soyledi:
"Onu oldurmusler, Allah da onlarin canini alsin! Madem bilmiyorlardi, niye sormadilar? Bilgisizligin sifasi sualdir. Ona, teyemmum yeterliydi. Yarasina bir bez sarilmali ve uzerinden meshedilmeli, sonra da bedeninin geri kalan kismi yikanmaliydi.'' (Ebu Davud(337) Ibnu Mace(572) Sahihu Suneni Ebu Davud(325) Darekutni(1/190) Beyhaki(1/226) Ibni Huzeyme(273) Ibni Hibban(201))
Soguk sebebiyle teyemmum; Amr Ibnu'l-As (radiyallahu anh) anlatiyor: "Zatu's-Selasil Gazvesi 'nde, soguk bir gecede, ihtilam oldum. Yikandigim takdirde helak olacagimdan korktum. Boylece teyemmum yapip, arkadaslarima sabah namazini kildirdim. Bu hadiseyi Rasulullah (aleyhissalatu vesselam)'a anlattilar. Bana:
"Ey Amr! Sen cunub oldugun halde arkadaslarina namaz mi kildirdin?" diye sordu. Ben de yikanmama mani olan durumu haber verdim ve dedim ki:
"Ben Allah'in soyle soyledigini isittim: "Kendinizi oldurmeyin, Allah sizlere karsi rahimdir'' (Nisa 29).
Rasulullah (aleyhissalatu vesselam) gulduler ve hicbir sey soylemediler." (Ebu Davud(334,335) Sahihu Suneni Ebu Davud(323) Buhari(1/95) El Irva(154) Ibni Hibban(202) Darekutni(1/178)) Bu hadisi serif, teyemmum alan kisinin, abdest almis olanlara imamlik edebilecegine delildir.
Su oldugu halde selami cevaplamak icin teyemmum; Ebul Cuheym r.a.’den; Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem Cemel kuyusu tarafindan geldi, bir adama rastladi. Adam ona selam verdi. Fakat Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem onun selamini hemen almadi, bir duvara varip yuzunu ve ellerini mesh etti, ondan sonra selamini aldi.” (Buhari(337) Muslim(369))
Cunup olanin teyemmum etmesi; Abdurrahman Ibnu Ebza anlatiyor: "Bir adam Hz. Omer (radiyallahu anh)'e gelerek: "Ben cunub oldum, su da bulamadim (ne yapayim)?'' diye sordu. Hz. Omer: "Namaz kilma!'' diye cevap verdi. (Orada bulunan Ammar radiyallahu anh soze girip): "Ey mu'minlerin emiri! Hatirlamiyor musun? Ben ve sen bir seriyyede beraberdik. Cenabet olduk ve su bulamadik. O zaman sen namaz kilmamis, ben ise topraga bulanarak kilmistik. (Sonra bu durumu kendisine acinca), Aleyhissalatu vesselam bana: "Ellerini yere vurup sonra ufleyip sonra onlarla yuzunu ve ellerini meshetmen sana kafi idi '' buyurdular" dedi. (Buhari(338) Muslim(368))
Omuzlara ve koltuk altlarina kadar teyemmum sahih mi?; Ammar'in soyle soyledigi rivayet edildi:
"Biz Rasulullah (aleyhissalatu vesselam)'la birlikte omuzlara ve koltuk altlarina kadar teyemmum ettik." (Buhari(Teyemmum 4-8) Muslim(368) Ebu Davud(318,319,322-328) Nesai(1/165-170))
Ishak b. Ibrahim b. Mahled el Hazneli diyor ki: Teyemmum “yuz ve ellerin meshedilmesinden ibarettir” seklindeki Ammar’in hadisi hasen sahihtir.
“Omuzlar ve koltuk altlarina kadar” hadisi bir onceki hadise ters degildir. Cunku Ammar teyemmum hadisinde omuzlara ve koltuklara kadar Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem emretti demiyor. Biz oylece yaptik diyor. Sonunda Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem’e sorunca O da yuz ve elleri meshetmeyi emretmis O da sonunda bu sekilde karar kilmistir. (Tirmizi(144))
Teyemmum ederek namaz kilan, Vakit cikmadan su bulursa namazi iade etmez; Ebu Sa'id radiyallahu anh anlatiyor: "Iki kisi bir sefere ciktilar. Derken namaz vakti girdi. Beraberlerinde su olmadigi icin temiz toprakla teyemmum ettiler ve namazlarini kildilar. Sonra vakti icinde su buldular. Bunlardan biri, abdesti de namazi da iade etti, digeri iade etmedi.
Sonra Rasulullah Aleyhissalatu vesselam'a gelince durumu anlattilar. Rasulullah aleyhissalatu vesselam, iade etmeyene: "Sunnete isabet ettin, namazin sana yeterlidir!" dedi. Abdesti ve namazi iade eden zata da: "Sana iki kat ucret var!" buyurdu." (Ebu Davud(338,339) Nesai(1/213) Darimi(1/190) Darekutni(1/188) Sahihu Ebu Davud(327))
Biz sunneti boylece ogrendikten sonra, namazi iade ederek sunnete muhalefet etmemiz caiz olmaz. Namazi iade eden ictihadi ile hareket ettigi icin sevap almis, fakat sunnete isabet edememistir. Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem; “Bir namazi bir gunde iki kere kilmayin buyurmustur.” (Sahihu Suneni Ebu Davud(540))
Ibnu Omer (radiyallahu anhuma), Curuf denen mevkideki tarlasindan donuyordu. Mirbedu'n-Ne'am (denen deve agilindan) gecerken namaz vakti girdi. Hemen teyemmum edip namazini kildi. Sonra Medine'ye dondugunde gunes henuz yuksekteydi (ve namazin vakti cikmamisti). Ama namazini iade etmedi." (Malik(1/56) Buhari(1/87))
Bazi Meseleler;
1- Su bulamayan abdest icin su satin alabilir.
2- Su aramak icin tayin edilmis belirli bir mesafe yoktur. Vakit cikincaya kadar suyu arastirir.
3- Sadece bazi azalarini yikayacak kadar suyu olan bunu yapar ve teyemmum eder. Allah Azze ve Celle buyuruyor ki; “O halde gucunuzun yettigi kadar Allah'tan korkun”(Tegabun 16)
Ebu Hureyre r.a.’den; Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu ki; “Size bir sey emrettigim zaman gucunuz yettigi kadar onu yerine getirin.” (Buhari(7288) Muslim(1337))
4- Hapis olan ve kendisiyle su veya toprak arasinda bir engel bulunan, o halde namazini kilar. Bu sekilde kildigi namaz tamdir. Iade etmesine gerek yoktur. (bkz.: Ibni Hazm Muhalla(2/188)) Bir onceki maddede gecen ayet ve hadis bunun da delilidir.
5- Su kullandigi takdirde vaktin cikacagindan korkan teyemmum edemez. Namazi mesru sebeplerle gecirdiyse bile hadisi serifte; “Kim namazi unutursa veya uyuyakalirsa onun kefareti hatirlayinca kilmasidir.” Buyrulmustur. (Buhari(1/148) Muslim(1/477)) Suyu kullanarak abdestini veya guslunu alir. Yetisirse yetisir, yetismezse kendisini suclasin.
6- Su olmadigi zaman kisinin esiyle cima etmesi mekruh degildir. Ebu Zerr r.a., sudan uzak bir yerde esiyle birlikte kalmis, cunup olmustu. Su olmadigi icin o halde namaz kildi. Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem’in yanina geldiginde;
“Helak oldum ey Allah’in Rasulu!” dedi. Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem;
“Seni helak eden nedir?” diye sorunca, o da durumu anlatti. Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem;
"On yil boyu su bulamasa da, temiz toprak muslumanin abdest suyudur. Suyu bulunca, bedenine onu degdir (yikan), zira bu daha hayirlidir.'' buyurdu. (Ebu Davud(332,333) Tirmizi(124) Nesai(1/171) Abdurrazzak(913) Ahmed(5/155,180) Ibni Huzeyme(2292) Ibni Hibban(196) Darekutni(1/180) Hakim(1/176) Beyhaki(1/7,220) Elbani el Irva(153))
Bir kimsenin on yil boyunca esinden uzak durmasi mumkun olmayacagina gore, su olmadigi zaman esiyle cima etmesi mekruh degildir.
Ibni Abbas r.a.’dan;
“Esiyle beraber seferde olan ve yanlarinda su bulunmayan kisinin esiyle cima edip teyemmum etmesinde sakinca yoktur.” (Ibnul Munzir el Evsat(2/17))