Rahman ve rahım olan allahın adıyla
Hani ibrahim, babası azere şöyle demişdi:''sen putları ilahmı ediniyosun? Dogrusu ben seni ve kavmini apacık bir sapıklık
icin de görüyorum''.(6/74)
İsrailogullarını denizden gecirdik putları önünde bel büküp egilmekde olan bir topluluga rastladılar Musaya dediler ki:
''Ey Musa, onların ilahları (var onlarınki) gibi, sen de bize bir ilah yap.'' O:'' siz gercekden cahillik etmekde olan bir
Kavimsiniz.'' dedi (7/138)
Hani İbrahim şöyle demişdi:''Bu şehri güvenli kıl, beni ve cocuklarımı putlara kulluk etmekden uzak tut''.(14/35)
''Andolsun Allaha, sizler arkanızı dönüp gittikden sonra, ben sizin putlarınıza muhakkak bir tuzak kuracagım''.(21/57)
''İşde böyle kim allah ın haram kıldıklarını (göz edip hükümlerini) yüceltirse, rabbinin katın da kendisi icin hayırlıdır.
Size (hakların da yasaklar) okununlar dışında ki hayvanlar helal kılındı.Öyleyse igrenc bir pislik olan putlardan kacının,
yalan söz söylemekden kacının.''(22/30)
Demişlerdi ki:''Putlara tapıyorus, bunun icin sürekli onların önünde bel büküp egiliyorus''.(26/71)
''Siz yanlızca allah dan başka birtakım putlara tapıyor ve bir takım yalanlar uyduruyorsunuz, gercek şu ki
sizin allah dan başka tapdıklarınız,size rızık vermeye güc yetırmesler, öyleyse rızkı allahın katın da arayın ,
ona kulluk edin ve ona şükredin, siz ona döndüreleceksiniz''.(29/17)
İbrahim dedıkı:''Siz gercekden, allahı bırakıp dünya hayatın da aranızda bir sevgi-bagı olarak putları (ilahlar)
ediniz.Sonra kıyamet günü kiminiz kiminizi inkar edip tanımayacak ve kiminiz kiminize lanet edeceksiniz ,
sizin barınma yeriniz ateşdir ve hic bir hic bir yardımcınız yokdur''.(29/25)
''gördünüzmü haber verin : Lat ve Uzzayı ve ücüncü (put) olan menati , (her hangi bir gücleri varmı)? (necm/19/20)
''Bizim tanrımız mı yoksa o mu daha iyidir? dediler. Sana böyle söylemeleri, sadece, tartışmaya girişmek içindir. Onlar şüphesiz kavgacı bir millettir.(43/Zuhruf-58)
Çünkü bir yalanı allaha iftira eden veya onun ayetlerine yalan diyen kimseden daha zalim kim olabilir? Bunlara kitab dan nasipleri erişir ve sonun da kendilerine gönderecegimiz melekler gelip canlarını alırken:''hani o, allahı bırakıp da tapdıklarınız nerede?'' dediklerin de: ''Onlar bizi bırakıp kayboldular!'' derler ve kafir olduklarına dair kendi aleyhlerinde şahitlık ederler.(araf-37)
Fakat allah kendilerine yaraşıklı bir cocuk verince, tuttular ona kendilerine vergisi üzerine bir takım ortaklar koşmaya başladılar. Allah ise onların koşdukları şirkten yücedir.Ona hicbir yaratamayan ve kendileri yaratılıp durmakda olan yaratıkları mı ortak koşuyolar? Halbuki onlar, onların imdadına yetişmezler hatta kendilerini bile kurtaramazlar.(araf-190-192)
Onların pek cogu allaha ortak koşmaksızın iman etmezler. Yoksa bunlar allahın azabın dan hepsini saracak bir belanın gelivermesinden veya farkında degıllerken kendılerıne ansızın kıyametin gelivermesinden güven icinde midiler? Deki:''işte benim yolum budur basiret üzere allaha davet ederım ben ve bana uyanlar allahı tenzih ederım ve ben ortak koşanlardan degilim.''(yusuf-106-108)
Ibrahim:'' Siz, sadece dünya hayatın da aranız da sevişmek icin allahı bırakıp bir takım putlara tutulmuşsunuz.Fakat kıyamet günün de birbirinize küfredecek ve birbirinizi lanetleyeceksınız, varacagınız yer ateşdir ve sizin icin yardımcılardan eser de yokdur.(ankebut-25)
Deki:'' Biz hic allahı bırakıp da bize ne fayda ne de zarar vermeyecek nesnelere yalvarır mıyız? Ve allah bizi hidayetine kavuşdurmuş iken ardımıza (şirk) döner miyiz? Arkadaşları , bize gel diye dogru yola cagırdıkları halde yer yüzün de şaşkın şaşkın dolaşıp şeytanların ayartarak ucuruma cektıklerı o avanak kımse gibi.'' Deki:'' Allahın hidayet yolu dogru yolun ta kendisidir.Ve biz alemlerin rabbine teslimiyet göstermekle emrolunduk.''(enam-71)
Tutup allahın yarattıgı ekin ve davardan ona bır pay ayırdılar ve kendı yanlış kanaatlerince:''Bu allah ıcın, bu da ortaklarımız icin.'' dedıler. Fakat ortakları ıcın olanlar allah tarafına gecmez, allah ıcın ayrılmış olan ise, ortaklarının tarafına gecer. Ne kötü hüküm yürütüyolar!Yine ortakları, müşriklerden çoğuna evlatlarını öldürmeyi güzel gösterdi ki, hem kendilerini mahvetsinler, hem de dinlerini karıştırıp bozsunlar. Allah dileseydi bunu yapamazlardı. O halde onları, uydurduklarıyla baş başa bırak!(enam-136/137)
Allah'ı bırakır da kendine ne zarar, ne menfaat veremeyecek şeylere yalvarır. İşte derin sapıklık budur. Herhalde o, zararı faydasından daha yakın olana yalvarıyor. Yalvardığı şey ne kötü yardımcı ve ne kötü yoldaştır. (22/12-13)
Ey insanlar! Bir misal verilmektedir, şimdi ona iyi kulak verin: Sizin Allah'ı bırakıp taptıklarınız bir araya gelseler, bir sinek bile yaratamayacaklardır. Sinek onlardan bir şey kapsa onu kurtaramazlar. İsteyen de, istenen de âcizdir.(22/73)
Bir de müşrikler kendilerine rızık olarak verdiğimiz şeylerden tutuyorlar mahiyetini bilmedikleri şeylere (putlara) pay ayırıyorlar. Allah'a andolsun ki, siz bu yaptığınız iftiralardan mutlaka hesaba çekileceksiniz. (16/56)
Allah, hiçbir şeye gücü yetmeyen, başkasının malı olmuş bir köle ile, kendisine güzel bir rızık verilen ve o rızıkdan gizli ve açık olarak harcayan hür bir insanı misal verdi. Hiç bunlar eşit olur mu? Bütün hamd Allah'a mahsustur. Doğrusu insanların çoğu bilmezler. Allah şu iki adamı da misal verdi: Bunlardan biri dilsizdir, hiçbir şeye gücü yetmez; efendisine bir yüktür. Onu nereye gönderse bir hayır getiremez. Şimdi, bu adamla, adaletle emreden ve doğru yolda bulunan adam eşit olur mu? (16/75-76)
Ve o Allah'a ortak koşanlar, ortak koştuklarını (putları) gördükleri zaman: "Rabbimiz! İşte bunlar, seni bırakıp da kendilerine taptığımız ortaklarımızdır" diyecekler. Koştukları ortaklar da onlara; "Siz mutlaka yalancılarsınız" diye söz atarlar.
O gün Allah'a teslim bayrağını çekerler, bütün o uydurdukları şeyler kendilerini bırakıp kaybolup gitmişlerdir. İnkâr eden ve (insanları) Allah yolundan çevirenler, diğer kimseleri de bozdukları için onlara azab üstüne azab artırdık. (16/86-88)
O kâfirler, beni bırakıp da kullarımı dostlar edineceklerini mi sandılar? Doğrusu biz cehennemi o kâfirlere bir konukluk olarak hazırladık. (18/102)
Onlar, kendilerine kuvvet ve şeref kazandırsın diye, Allah'dan başka ilâh edindiler. Hayır, (zannettikleri gibi değil) tapındıkları ilâhlar onların ibadetlerini inkâr edecekler ve aleyhlerine dönüp düşman olacaklardır. (19/81-82)
Kâfirler, O'nu bırakıp bir şey yaratamayan, bilakis kendileri yaratılmış olan, kendilerine ne zarar ve ne de fayda verebilen; öldürmeye, diriltmeye ve ölümden sonra tekrar canlandırmaya güçleri yetmeyen tanrılar edindiler. (25/3)
Halbuki İblis'in onlar üzerinde hiçbir saltanat kudreti yoktu. Fakat biz ahirete imanı olanı belli edecek, ondan şüphe içinde bulunandan ayırt edecektik. Öyle ya Rabb'in her şeyi gözetleyendir. (34/21)
O, geceyi gündüze sokuyor, gündüzü de geceye sokuyor. Güneşi ve ayı emrine âmâde kılmıştır. Her biri mukadder bir gayeye akıp gidiyor. İşte bu gördüklerinizi yapan Allah sizin Rabbinizdir. Mülk (hükümranlık) O'nundur. O'ndan başka taptıklarınız ise, bir çekirdek zarını bile idare edemezler. Kendilerine dua ederseniz duanızı işitmezler. İşitseler bile size cevabını veremezler. Kıyamet günü de kendilerini Allah'a ortak koştuğunuzu inkâr ederler. Sana her şeyden haberdar olan (Allah) gibi bir haber veren olmaz. (35/13-14)
De ki: "Gördünüz ya, Allah'ı bırakıp da tapmakta olduğunuz ortaklarınızı! Gösterin bana, yer yüzünden neyi yaratmışlardır?" Yoksa onların gök yüzünde bir ortaklığı mı var? Yoksa biz kendilerine bir kitap vermişiz de ondan bir delil üzerinde mi bulunuyorlar? Hayır o zalimler, birbirlerine aldatmadan başka bir vaadde bulunmuyorlar. (35/40)
Onlar, Allah'tan başka birtakım ilâhlar edindiler. Güya yardım olunacaklar. Onların, onlara yardıma güçleri yetmez. Kendileri ise onlar için bazı askerlerdir.(36/74-75)