Giriş 3
Mukaddime 4
NEDEN KELİME-İ TEVHİD? 7
1- Bu Kelime Tüm Peygamberlerin Ortak Davetidir 7
2- Bu Kelime İle Yaratılış Gayemiz Birdir 14
3- Bu Kelimeyi İlk Söyleyenlerle Bizim Aramızdaki
Farktan Ötürü 16
4- Bu Kelimenin Önemine Binaen 18
KELİME-İ TEVHİD’İN MANASI 23
Kuran’da İbadet 26
1- Hâkimiyet Yetkisinin Başkalarına Verilmesinin
İbadet Oluşu 26
2- Duanın İbadet Manasında Kullanılması 29
3- İtaatın İbadet Manasında Kullanılması 31
Önemli Bir Hususun Aydınlatılması 32
KELİME-İ TEVHİDİN ŞARTLARI 37
Şart Ne Demektir? 38
1.Şart: Tağutu İnkâr Etmek 39
A-) İnkâr Edilmeden Dine Girilmeyen ve Kelime-i
Tevhidin İlk Şartı Olan Tağutun Açıklanması 41
B-) Tağutun Birinci Özelliği ve Açıklanması 43
Şeytan 44
Demokrasiye Çağıranlar (Siyasi Partiler) 46
İslam Metoduna Aykırı Fikir ve Ahlak Veren Müesseseler 47
Diyanet 49
Televizyon 50
Heva, Heves ve Dünya Şehvetleri 52
Faide 54
C-) Tağutun İkinci Özelliği ve Açıklanması 57
Yöneticiler ve Meclis Üyeleri 60
Küfür ve Şirk Mahkemeleri 61
Örf, Adet, Gelenek ve Babalar Dini 62
Akıl 63
D-) Tağutun Üçüncü Özelliği ve Açıklanması 65
E-) Tağutun Dördöncü Özelliği ve Açıklanması 71
Tağutu İnkar Nasıl Olmalıdır? 71
Fiili Mücadelesi 72
Sözlü Mücadelesi 73
2.Şart: İlim Üzere Bu Kelimeyi Söylemek 82
Faide 86
3.Şart: Şek Ve Şüpheye Kapılmadan Yakin Üzere
Bu Kelimeyi Söylemek 88
4.Şart: Bu Kelimeyi Ağızla İkrar Etmek 90
5.Şart: İhlâs Ve Doğruluk Üzere Bu Kelimeyi Söylemek 91
İhlâs 93
Doğruluk 94
6.Şart: Bu Kelimenin Ehlini Sevip, Düşmalarına
Buğz Etmek 95
7.Şart: Bu Kelimenin Gerekleriyle Amel Etmek 98
8.Şart: İnsanın Son Anında Bu Kelime Üzerine Ölmesi 100
BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM
Muhakkak Hamd Allah’adır. O’na Hamd eder, O’ndan yardım ve mağfiret dileriz. Nefislerimizin şerlerinden, amellerimizin kötülüklerinden Allah (cc)’a sığınırız. Allah (cc)’ın hidayet verdiğini kimse saptıramaz. O’nun saptırdığını da kimse doğru yola iletemez. Şehadet ederim ki; Allah’tan başka hiçbir ilâh yoktur. O, bir ve tektir, O’nun ortağı yoktur. Yine şehadet ederim ki; Muhammed (sav) Allah’ın kulu ve Resûlüdür.
“Ey iman edenler! Allah’tan nasıl korkmak gerekirse öyle korkun ve siz ancak Müslümanlar olarak ölün.” (Al-i İmran 103)
“Ey insanlar! Sizi tek bir candan yaratan ve ondan da eşini var eden, her ikisinden birçok erkek ve kadın türeten Rabbinizden korkun. Kendisi adına birbirinizden dileklerde bulunduğunuz Allah’tan ve akrabalık bağlarını kesmekten de sakının. Şüphesiz Allah, üzerinizde tam bir gözetleyicidir.” (en-Nisâ 1)
“Ey iman edenler! Allah’tan korkun ve dosdoğru söz söyleyin. Ki o (Allah) amellerinizi ıslah etsin ve günahlarınızı bağışlasın. Kim Allah’a ve Resûlü’ne itaat ederse büyük bir kurtuluşla kurtulmuş olur.” (el-Ahzâb 70-71)
Bundan sonra, şüphesiz sözlerin en güzeli Allah (cc)’ın Kelam’ı, yolların en hayırlısı Muhammed Sallallahu Aleyhi ve Sellem’in yoludur. İşlerin en kötüsü sonradan çıkarılanlardır. Her sonradan çıkarılan şey bidattir ve her bidat sapıklıktır. Her sapıklık da ateştedir.
MUKADDiME
Tüm Resullerin ortak davetidir; Lailaheillallah.
Kavimleri Müslüman ve kâfir diye ayıran,
İnsanların dünya ve ahirette varacakları sonun belirleyicisidir bu kelime…
Bu kelimedir baba ile oğlu karşı karşıya getiren tarih sayfalarında…
Bu kelimedir Nuh (as)’ı kurtuluş gemisine alıp; ciğerparesini azgın dalgalarda boğmaya mahkûm eden…
Bu kelimedir Lut (as)’ı kurtulanlardan kılıp; karısının başına gökten yağmurlar yağdıran…
Bu kelimedir İbrahim (as)’a; babasına ve kavmine karşı tüm cesaretiyle “siz de babalarınız da sapıklarsınız “ dedirten…
İsrailoğullarını zamanın tağutundan kurtaran, bu kelime üzerinde sabretmeleriydi; kırk yıl çöllerde dolaştıran da bu kelimeye olan ihanetleriydi.
Tüm aristokratların, peygamberlerine eziyet etme sebebiydi.
Kur’an’da peygamberlerin mücadelesini anlatan her ayetin başlangıcını oluşturan bu kelimeydi.
Zamanın en güveniliri iken, Resulullah (sav)’e birden; yalancı, şair, mecnun damgası vurduran da bu kelimeydi.
Arapları zillet ve kölelikten kurtarıp, yeryüzünün efendileri yapan yine bu kelimeydi.
Daha sayacak olursak bu kelimenin önemini anlatan yüzlerce cümle ve delil sayabiliriz. Gerek peygamberler tarihinde olsun gerek de son peygamber Muhammed Mustafa (sav) döneminde olsun, önemi ve çizgileri bu kadar belirgin olan bu kelime, asrımızın en yitik kelimesi halini almıştır. Neredeyse davetçiler bu kelimeyi unutmuş ve davet listelerinden çıkarmışlardır…
Şirkin yaygınlaşıp, en karanlık dönemini yaşadığı bu zamanda, her davetçinin üzerine düşen, bu kelimeyi, bu kelimenin manasını ve şartlarını Kur’an menhecine uygun olarak, apaçık bir şekilde anlatmasıdır. Ta ki bu kelimeye sadık olanlarla, bu kelimeye karşı hain konumunda olanlar belirginleşsinler...
Allah (cc)’a hamd olsun ki yaşadığımız topraklarda bu kelimeyi anlayan, yaşamaya çalışan bir nesil yetişiyor. Bazı kardeşlerim bu kelimeyi ders yapacakları zaman, konuyu, ders yapılabilecek bir şekilde anlatan bir eserin yokluğundan sürekli yakınıyorlardı. Biz de hem İslam ümmetine tevhid davetinde katkımız olsun, hem de bu kardeşlerimize davet yolunda bir yardımımız dokunsun diye yüce Allah’tan yardım dileyerek bu risaleyi yazmaya karar verdik. Konu başlıkları altında konuya dair ayet ve hadislerin Arapçasını vermeye çalıştık. Ta ki ezberlemek isteyenler için kolaylık olsun. Ne çok geniş açıklama ne de çok özet olmamasına dikkat ettip, konuları orta seviye denilebilecek şekilde açıklamya çalıştık.
“Ben sadece gücümün yettiği kadar ıslah etmek istiyorum. Fakat başarmam ancak Allah’ın yardımı iledir. Yalnız O’na dayandım ve yalnız O’na döneceğim.” (Araf 88)