Bağımsız Çeçenistan 1994 (foto) »     Uyanış Konseyi lideri Kerbuli ve 6 polis öldürüldü »     Özgür Gazze teknesi kuşatmayı delecek... »     Guantanamo sorguları kayıt altındaymış! »     Hamas boyun eğmeyecek kadar izzetli ve güçlü »     İsrail'den Bir Büyük Suikast Daha »     çeçen Mücahidlerin Yeni Görüntüleri »     El Kaide:Bir Grup Kahramanın Şehadeti »     Somali ordusundan 37 asker cihada katıldı! »     Afganistan'da işgalci ve işbirlikçilere darbeler »        

   
  İLİM PAYLASTIKCA COGALIR
  Şirk nedir ve çeşitleri.
 


önce şirk ve şirkin çeşitlerine bakmak gerekir.yaşantısında ne tür şik olursa olsun bu onu kendi durumunu caiz göstermez.
  ŞİRK

İbn-i Abbas (r.a.):

“Sakın ilahlarınızı bırakmayın. Ne “Ved”, ne “Süva”, ne “Yegus”, ne “Ye’uk”, ne de “Nesr”i bırakmayın dediler.” (Nuh: 23) ayetini zikrettikten sonra, “Bu isimler Nuh (a.s.)’in kavmindeki salih kimselerin isimleriydi. Bu zatlar öldükten sonra şeytan onların kavimlerine: “Bunların resimlerini çizsek baktığımızda ibadetlerimizi daha şevkle yaparız.” diye vahyetti. Bunun üzerine onların resimlerini yaptılar. Daha sonra heykellerini de yapmaya başladılar, zamanla dinlerini unutup, bu putlara tapmaya başladılar.” dedi.

Ömer (r.a.) şöyle rivayet etti:

Rasulullah (s.a.s) şöyle buyurdu:

“Hıristiyanların, Meryem oğlu İsa’yı övdükleri gibi beni övmekte aşırı gitmeyin. Ben Allah’ın kuluyum. Benim hakkımda “Allah’ın kulu ve Rasulu deyin.” (Buhari, Müslim)

Rasulullah (s.a.s) şöyle buyuruyor:

“Sakın aşırı gitmeyin, Sizden önceki kavimlerin mahvolmalarının sebebi aşırı gitmeleri olmuştur.” (Ahmed b. Hanbel, Tirmizi, İbn-i Mace)

Rasulullah (s.a.s) şöyle buyurdu:

“Şeriatın dışına çıkarak (Kur’an ve sünnetin dışına çıkarak) ibadet edenler helak oldular.” Ve bunu üç kere tekrarladı.” (Müslim)

Yukarıda ayet ve hadisler gösteriyor ki:

1- Yeryüzünde şirkin ilk defa ortaya çıkmasına, salih kimselere layık olduklarından ve hakettiklerinden daha
fazla değer verilmesi sebep olmuştur.

2- Salih insanları sevmek, onlarla dost olmak, onlara Allah’ın koyduğu sınırlar çerçevesinde değer
vermek, islamın bir gereğidir. Fakat, onları aşırı derecede sevmek, onlara Allah’ın bildirdiğinden daha
fazla değer vermek, insanı şirk uçurumuna sürükleyebilir.

3- Müşrikler, salih insanların mezarlarını ziyeret ederken önce resimlerini sonra da heykellerini yapıp bunlara ibadet ederken, yeğane gayeleri ve hareket noktaları bu salih insanları, Allah katında kendilerine şefaatçi olarak kabul etmekti. Yoksa, onları ilah olarak görmüyorlardı.

Yalnız Allah’a ibadet temeli üzerine kurulan bu dinin, ilk önce ve her çeşidi ile yasakladığı şey şirktir. Diğer yasaklar ondan sonra gelir. Şirki bilmeden, tevhidi anlamak mümkün değildir. İnsanlar öncelikle ilah ve Rab olarak sadece Allah’ı benimseyip O’na hiçbir şeyi eş koşmamalı, Allah’tan başka hüküm ve kanun koyucu olmadığını kabul etmelidirler. Ancak böylece vicdanlar ve kalpler şirkin pisliğinden, akıl da hurafelerden ve batıl inançlardan temizlenir. Ancak böylece toplumlar cahiliyyet geleneklerinden sıyrılır, insanlar kullara kulluk etmekten kurtulurlar. Şirkin pisliklerinden tümüyle temizlenmeden, tevhid akidesi hayat pratiğine hakim olamaz.

Allah’u Teala şöyle buyuruyor:

“Allah’a ibadet edin. O’na hiçbirşeyi ortak (şirk) koşmayın.” (Nisa: 36)

“Allah kendisine ortak koşulmasını asla bağışlamaz. Bundan başkasını dilediğine bağışlar. Allah’a ortak koşan kimse büyük bir günah ile iftira etmiş olur.” (Nisa: 48)

“Allah, kendisine ortak (şirk) koşulmasını asla bağışlamaz. Ondan başka günahları dilediği kimse için bağışlar. Kim Allah’a şirk koşarsa derin bir sapıklığa sapmıştır.” (Nisa: 116)

“...Kim Allah’a ortak koşarsa, muhakkak ki Allah ona cenneti haram eder, varacağı yer ateştir. Zulmedenlerin yardımcıları yoktur.” (Maide: 72)   

“Eğer Allah’a şirk (ortak) koşsalardı yaptıkları boşa giderdi.” (En’am: 88)     

“De ki: Allah’tan başkasına ibadet etmemi mi bana emrediyorsunuz ey cahiller?” “Sana ve senden öncekilere şöyle vahyedildi: “Andolsun ki eğer (Allah’a) ortak koşarsan amelin boşa çıkar ve ziyana uğrayanlardan olursun.” (Zümer: 64-65)

Bu ayetlerde Allah’ın asla affetmeyeceği, amelleri boşa çıkarıcı ve sahibini ebedi cehenneme götürecek bir şeyden bahsediliyor; şirk... Allah (c.c)’nun asla affetmeyeceği şirkten uzaklaşmak için şirkin çok iyi bilinmesi gerekir. O halde nedir bu şirk? Onu bilmemiz gerekir ki bilmeyerek dahi olsa amellerimizi boşa çıkarıp bizi ebedi cehenneme sürüklemesinden korunabilelim. Çünkü insan bilmeden de şirk koşabilir. Zira şirki bilmeyen kişi her an şirke düşebilir. Büluğ çağına gelmiş olan bir kişinin farzı ayn olarak ilk öğrenmesi gereken şey, nasıl iman edileceği ve şirkten nasıl kaçınılacağıdır.

Allah (c.c) Kur’an ve sahih sünnette imanın şartlarını ve şirkin çeşitlerini açık bir şekilde bildirmiştir.

Allah (c.c) Kur’an ve sünnette şirki çok net ve açık bir şekilde açıklamış ve bu konudaki bilmemeyi mazeret olarak kabul etmemiştir

Şirk, kelime olarak; ortak koşmak demektir.

Şer’i manası ise; Kur’an ve sünnette ibadet olarak bildirilen şeylerin Allah’tan başkasına veya Allah’la beraber bir başkasına yapılmasıdır.

Şirk; sadece Allah’u teala’ya ait hak, sıfat ve yetkiler konusunda Allah’u teala ile başkasını veya başka şeyleri eşit tutmaktır.

Şirk; Allah-u teala'ya ibadet etmeyi reddetmek değil, Allah-u teala'ya ibadet etmekle birlikte başka ilahlara da ibadet etmektir.

 

Ortak koşmak yani şirk; Allah'a ait özelliklerden birini veya bir kaçını başka bir varlıkta da görerek onu
o konuda Allah ile ortak saymaktır.

 

Daha açıkçası şirk; Allah’u teala’ya ait hak, sıfat ve yetkilerini Allah’tan başkalarına veya Allah’la
birlikte bir başkalarına vermektir.

Müşrik kime denir?

Allah’a ‘şirk (ortak) koşan’ kimseye ‘Müşrik’ denir.

Müşrik; Allah (c.c)’a ait hak, sıfat ve yetkilerden herhangi birisini, gerek Allah (c.c)’ın uluhiyyeti, gerek rububiyyeti ve gerekse isim, sıfat ve özellikleri konusunda olsun, Allah (c.c)’tan başka bir varlığa veya Allah (c.c)’la beraber bir başka varlığa vererek Allah (c.c)’a ortak (şirk) koşan kimsedir.

Müşriklerin şirk (ortak) koşan diye adlandırılmasına sebep, Allah'ın varlığına inandıkları halde Allah'a zatında ve sıfatlarında ortaklar tanımış olmalarıdır.

Müşrikler Allah'a ait yetki ve hükümranlığı kendilerine veya yaratılmışlardan ölü veya diri canlı veya cansız somut veya hayali birilerine vermiş olan kimselerdir.

Şirk üç türlüdür

1- Büyük şirk 2- Küçük şirk 3- Gizli şirk

Büyük ve küçük şirki ayırt edebilmek için şu iki kaideyi çok iyi bilmemiz gerekir:

1- Allah’u teala’nın yalnız kendisine yapılmasını emrettiği herhangi bir inanç, söz veya amelin, Allah’tan başkasına yapılması büyük şirktir ve insanı İslam’dan çıkarır.

2- İbadet seviyesine çıkmayan fakat büyük şirke sebep olabilecek herhangi bir istek, amel veya söz Allah’tan başkasına yapıldığında küçük şirktir
         AYRICA burda birisinin eşini şirkine zorlamaması bunun o işlemiş olduğu fiili mübahlaştırmaz ve aile içerisin deki ortamıda caiz leştirmez.çünkü burdaki ihlal Allahın sınırlarının ciğnenmesidir.kul hakkı değildirki kuldan helallik dilesin Allaha tevbe edip içindeki şirk ve küfürden dönmesi gerekir.ve yine şirkin türlerinide iyi bilmek gerekir ki buna göre tavır ve durum değişikliği vardır.1 - Büyük Şirk

(Tevhidi bozan ve ona zıt olan Büyük Şirk)

Allah-u teala'yı "ibadette" (nusukta), "hükümde", "teşride", "velayette" ve "sevgide" birlemeyip O'na ortak koşmaktır.

Allah-u teala şöyle buyuruyor:

"De ki: "Namazım, kestiğim kurban, hayatım ve ölümüm Alemlerin Rabbi olan Allah içindir. O'nun hiçbir ortağı yoktur. Müslümanların ilki olarak bununla emrolundum." (En'am: 162-163)

"Onlar, hahamlarını, rahiblerini ve Meryem oğlu Mesih'i Allah'tan başka rabler edindiler. Oysa tek olan Allah'a ibadet etmekle emrolunmuşlardı. O'ndan başka ibadete layık ilah yoktur. O, onların ortak koştuklarından münezzehtir." (Tevbe: 31)

"Hüküm vermek yalnız Allah'a aittir. Kendisinden başkasına değil, sadece O'na ibadet etmenizi emretti. Dosdoğru din budur. Fakat insanların çoğu bilmezler." (Yusuf: 40)

Büyük Şirkin Türleri

 

1/1 -  Dua Yapmada Şirk

Dua yalnız Allah'a yapılır. Başkasına yapıldığı zaman şirktir. Ölüden yardım istemek gibi...

Allah-u teala şöyle buyuruyor:

"Gemiye bindikleri zaman dini yalnız Allah'a has kılarak O'na yalvarırlar. Ama Allah onları karaya çıkararak kurtarınca O'na hemen eş koşarlar." (Ankebut: 65)

 

1/2 - Niyet ve İstemede Şirk

Yani; bir iş yaparken Allah rızasından başka bir şey için yapmaktır.

Allah-u teala şöyle buyuruyor:

"Dünya hayatını ve güzelliklerini isteyenler orada işlediklerinin karşılığını eksikliğe uğratılmadan veririz. İşte ahirette onlara ateşten başka bir şey yoktur. İşledikleri şeyler orada boşa gitmiştir, zaten yapmakta oldukları da batıldır." (Hud: 15-16)

 

1/3 - İtaatte Şirk

Allah'ın itaat etmeyi yasakladığı bir konuda birisine itaat etmek veya kendisine itaat edilmeyi yasakladığı birisine itaat etmek demektir.

Allah-u teala şöyle buyuruyor:

"Onlar, hahamlarını, rahiblerini ve Meryem oğlu Mesih'i Allah'tan başka rabler edindiler. Oysa tek olan Allah'a ibadet etmekle emrolunmuşlardı. O'ndan başka ibadete layık ilah yoktur. O, onların ortak koştuklarından münezzehtir." (Tevbe:31)

Bir gün Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem bu ayeti kerimeyi okuduğu sırada içeriye daha evvel hristiyan iken İslam'la şereflenen Adiyy İbn Hatem radiyallahu anh girdi ve bu ayeti kerimeyi duyunca Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem'e;

"Onlara ibadet etmiyorlar ki" dedi.

Bunun üzerine Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem:

"Onlar Allah'ın helal kıldığı bir şeyi haram, haram kıldığı bir şeyi helal kıldıkları zaman onlara itaat
etmiyorlar mı?" diye sorunca;

Adiyy b. Hatem:

"Evet" diye cevap verdi.

Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem de:

"İşte böylece onlara ibadet ediyorlar" buyurdu. (Tirmizi - Ahmed b. Hanbel, İbni Hazm)

Ebu'l Bahteri bu ayet hakkında şöyle dedi:

"Onlar din adamlarına, rahiplerine namaz kılmadılar. Şayet din adamları ve rahipleri, kendileri için rüku ve secde yapılmasını onlara emretseydiler elbette bu konuda onlara itaat etmezlerdi. Fakat Allah-u teala'nın haramını helal, helalini haram yapmalarını onlara emrettiklerinde bu emre itaat ettiler. İşte onların, din adamlarını ve rahiplerini Allah-u teala'dan başka rabler edinmeleri böyle olmuştur." (İbni Teymiye Fetvalar c: 7 s: 76)

 

1/4 - Sevgide ve Muvalatta Şirk

Her kim, sadece Allah-u teala için sever ve buğzeder, dost ve düşman olursa; Allah-u teala'nın sevdiğini sever, sevmediğini sevmezse; Allah-u teala ve rasulüne dost olana dost, düşman olana düşman olursa; Allah-u teala'nın razı olduğu şeylerden razı olur, buğzettiği şeylere buğzederse, işte o kimse sadece Allah-u teala'ya kul olmuş ve imanı tamamlanmıştır.

Her kim de şekli ve resmi ne olursa olsun Allah-u teala' dan başkası için sever ve buğzederse veya dostluk ve düşmanlık gösterirse, işte o kimse de ister kabul etsin veya kabul etmesin, bunlara kul olmuş ve ibadet etmiştir.

Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle demiştir:

"Allah için seven, Allah için buğzeden, Allah için veren, Allah için vermeyen kimsenin imanı tamamlanmıştır." (Ebu Davud sahih senedle)

Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle demiştir:

"İmanın en sağlam kulpu; Allah için dost olmak, Allah için düşman olmak, Allah için sevmek, Allah için buğzetmektir." (Ahmed sahih senedle)

Allah-u teala için dost ve düşman olmanın, sevmek ve buğzetmenin imanın en sağlam kulpu olmasının sebebi; Allah-u teala'ya kulluğun en yüksek mertebesini gösterdiği içindir. Bu sebeble kim, Allah-u teala'dan başkası için dost veya düşman olursa, o kişiye en yüksek seviyede kulluk ve ibadet etmiş olur.

Zatı için sevilen sadece Allah-u teala'dır.

O'ndan başkaları ise ancak O'nun için sevilirler, O'nunla beraber sevilmezler. Allah-u teala'dan başkası, şekli ve mertebesi ne olursa olsun, doğruya ister isabet etsin ister isabet etmesin, ister hak ister batıl üzere olsun zatı için veya Allah-u teala ile beraber sevilirse, onun zatı için dostluk veya düşmanlık gösterilirse Allah-u teala'dan başka rab ve ilah edinilmiş olur.

Allah-u teala şöyle buyuruyor:

"İnsanlardan, Allah'dan başka edindikleri denkleri Allah gibi sevenler vardır. Oysa iman edenlerin Allah'ı sevmeleri daha şiddetlidir." (Bakara: 165)

 

1/5 - Korku Şirki

Allah-u teala şöyle buyuruyor:

"Eğer inanmışsanız onlardan korkmayın benden korkun." (Al-i İmran: 175)

Yalnız Allah-u teala'nın elinde olan şeyler hakkında Allah-u teala'dan başkasından korkmak büyük şirklerdendir.

Örneğin; neslini kesebileceği endişesiyle insan veya cinden korkmak. Çünkü bu, sadece Allah-u teala'nın elindedir.

Hastalık, fakirlik veya sakatlık verebileceği zannıyla insanlardan veya cinlerden korkmak da böyledir.

Ölüden veya cansız bir varlıktan zarar geleceği zannıyla korkmak büyük şirktir. Velev ki bu, ölünün hayatta iken yapabileceği şeylerden olsun.

Örneğin; bir ölünün kendisini dövebileceğinden korkması gibi... Bu, büyük şirktir. Çünkü ölünün bunu yapmaya kudreti yoktur.

Bir mahlukattan korktuğundan dolayı ona ibadet etmek büyük şirktir. Örneğin; korktuğundan dolayı bir kişi için kurban kesmek gibi...

Oturacağı yeni bir evde cinler kendisine zarar vermesinler diye, onların şerrinden korunmak amacıyla cinler için kurban kesmek de büyük şirktendir.

 

1/6 - Tevekkül Şirki

Tevekkülün şer-i manası; hayrı elde etmek veya şerri defetmek için Allah'a güvenmektir.

Allah-u teala şöyle buyuruyor:

"Eğer mü'min iseniz yalnız Allah'a tevekkül edin." (Maide: 23)

"Kim Allah'a tevekkül ederse Allah ona yeter." (Talak: 3)

Yalnız Allah'a güvenmek, O'na gönülden bağlanmak, tevhiddir.

Tevekkül aşağıdaki durumlarda büyük şirk olur:

-  Sadece Allah-u teala'nın yapabildiği konularda yaratılanlara güvenmek.

Örneğin; yağmur yağması, rızık elde etmek, çocuk sahibi olmak, hastalıktan korunmak ve hastalıktan kurtulmak gibi sadece Allah-u teala'nın elinde olan meselelerde Allah-u teala'dan başkasına güvenmek gibi.

-  Ölülere ve cansızlara herhangi bir konuda tevekkül etmek, güvenmek.

 

1/7 - Teşri Koyma Şirki

Teşri koymak, helal veya haram, iyilik veya kötülük ölçülerini tayin etmek sadece Allah-u teala'ya ait olan "uluhiyyetin" en önemli özelliklerindendir.

Bu nedenle kim, bu özelliklerden herhangi birisinin kendisinde olduğunu iddia ederse, yani; Allah-u teala'ya muhalefet ederek teşri koyma, helal (serbest) ve haram (yasak) ölçülerini tayin etme, bir şeye iyi veya kötü deme yetkisinin kendisinde bulunduğunu iddia ederse kendisini ilah ilan etmiş ve Allah-u teala'ya denk kılmış olur. Her kim de onun bu iddiasını kabul ederek bu yetkiyi ona verir ve ona bağlanırsa onu kendisine ilah edinmiş olur.

Allah-u teala şöyle buyuruyor:

"Hüküm vermek yalnız Allah'a aittir. Kendisinden başkasına değil, sadece O'na ibadet etmenizi emretti. Dosdoğru din budur. Fakat insanların çoğu bilmezler." (Yusuf: 40)

"Yoksa onların Allah'ın izin vermediği şeyi kendilerine dinden bir şeriat koyan ortakları mı vardır?" (Şura: 21)

"(Ey Muhammed!) De ki: "Biliyor musunuz, Allah size rızık olarak her ne indirmişse, onun kimini haram kıldınız, kimini helal..." Yine de ki: "Allah mı bunun için size izin verdi, yoksa Allah'a iftira mı ediyorsunuz?" (Yunus: 59


2 - Küçük Şirk

İbadet seviyesine çıkmamış amellerin Allah'tan başkasına veya Allah'la birlikte bir başkasına yapılmasıdır.

Riyanın azlığı, Allah-u teala'dan başkasına yemin etmek gibi...




Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

"Kim Allah'tan başkasına yemin ederse şirk işlemiştir". (Tirmizi)

"Allah ve sen dilersen",

"bu, senden ve Allah'tandır",

"sadece Allah ve sen benim için varsın",

"ben Allah'a ve sana tevekkül ettim",

"sen olmasa idin bu olmazdı" gibi sözler küçük şirktir.

Bir adam Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem'e şöyle dedi:

"Allah ve sen dilersen".

Bunun üzerine Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem ona:

"Beni Allah'a denk mi tutuyorsun? Sadece "Allah dilerse" de!" dedi. (Nesei - İbn Mace)

Her söz veya amel veya inanç büyük şirke ulaşmadığı halde büyük şirke vesile oluyorsa küçük şirk olur.

Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyuruyor:

"Sizin için en çok korktuğum şey küçük şirktir."

Bunun üzerine sahabeler şöyle sordu:

"Küçük şirk nedir? Ya Rasulallah!"

Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem de şöyle cevap verdi:

"Riyadır. Cenabı Hak insanları amellerine karşılık cezalandıracağı zaman riyakarlara: "Dünyada gösteriş yaptığınız kimselerin yanına gidin. Onların yanında bir mükafat bulabilecek misiniz?" diyecektir."
(Ahmed b. Hanbel)

Sahabeler:

"Rabbine kavuşmayı uman kimse salih amel işlesin ve Rabbine ibadette hiçbir şeyi ortak koşmasın."
(Kehf: 110)
ayetini küçük şirk için delil gösterdiler. Halbuki bu ayet zahirine göre büyük şirk hakkındadır. Çünkü Allah-u teala ayette; "Rabbine ibadette hiçbir şeyi ortak koşmasın" buyuruyor. Yani; ibadette şirk yapmasın, demek istemektedir, ibadet şirki hiçbir zaman küçük şirk olmaz. Her zaman büyük şirktir.

Ayet her ne kadar büyük şirk hakkında ise de sahabeler bu gibi ayetleri küçük şirk hakkında delil getiriyorlardı. Bu ise küçük şirkin büyük şirk olduğunu belirtmek için değil, insanları küçük şirkten de çok sakındırmak içindir.

______
3 - Gizli Şirk

Bilinmeyen şirk, demektir.

Bazı alimlere göre gizli şirk; "gizli şehvet şirki" olarak isimlendirdiler.

Şehvet ise; nefsin bir şeyi arzulaması, bir şeye meyletmesidir.

Bazı alimlere göre şehvet; nefsin hoşuna giden ve onu sevindiren şeye meyletmesidir. Yani; insan, nefsin arzuladığı şeyi yapar ve bunu Allah-u teala'ya itaat etmek için yaptığını söyler. Halbuki bunu nefsi istediği için yapmaktadır. Nefsi istemeseydi yapmazdı. İşte bu gizli şirktir.

Hevâ ile şehvet arasında fark vardır:

"Hevâ", aynen şehvet gibi bir şeye meyletmektir. Aralarındaki benzerlik sadece budur. Fakat hevâ, caiz olmayan bir şeye meyletmektir. Onun için insan bunu hissedebilir.

"Şehvet" ise yapılması gereken şeylere meyletmektir. Fakat bunu yaparken Allah-u teala
istediği için değil, nefis istediği için yapar, sonra üzerine şeriat elbisesini giydirir.

Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyuruyor:

"Bu ümmetin şirki karanlık bir gecede dümdüz bir kayanın üzerinde yürüyen siyah bir karıncanın ayak sesinden daha gizlidir."

Bunun üzerine Ebu Bekir radiyallahu anh Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem'e:

"Bundan nasıl kurtulabiliriz?" dedi.

Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem:

"Şu duayı okursan ondan kurtulursun:

"Allah'ım! Bildiğim şeylerde şirk koşmaktan sana sığınırım. Bilmediğim şirkten de senin affını dilerim" de." buyurdu. (Hakim, Ebi hatim sahih senedle rivayet etti)

Büyük şirk; insanı İslam dininden çıkarır, kafir yapar.

Küçük şirk ise; İslam dininden çıkartmayıp büyük günahlardan daha günahtır.

Şirkin küçüğü ve büyüğü ancak ölmeden önce ondan tevbe etmekle affolunur.

Küçük şirki ahiret gününde ancak çokça haseneler siler.

Küçük şirk; sadece karıştığı ameli bozar.

Büyük şirk ise; bütün amelleri bozar.

 
  Toplam 94467 ziyaretçi (188323 klik) kişi burdaydı!  
 
Onların Allah'ı bırakıp da tapdıkları putlar şefaat hakkına sahip değillerdir. Ancak bilerek hakka şahitlik edenler şefâat edebilir. Zuhruf 86 Bu web sitesi ücretsiz olarak Bedava-Sitem.com ile oluşturulmuştur. Siz de kendi web sitenizi kurmak ister misiniz?
Ücretsiz kaydol