Bağımsız Çeçenistan 1994 (foto) »     Uyanış Konseyi lideri Kerbuli ve 6 polis öldürüldü »     Özgür Gazze teknesi kuşatmayı delecek... »     Guantanamo sorguları kayıt altındaymış! »     Hamas boyun eğmeyecek kadar izzetli ve güçlü »     İsrail'den Bir Büyük Suikast Daha »     çeçen Mücahidlerin Yeni Görüntüleri »     El Kaide:Bir Grup Kahramanın Şehadeti »     Somali ordusundan 37 asker cihada katıldı! »     Afganistan'da işgalci ve işbirlikçilere darbeler »        

   
  İLİM PAYLASTIKCA COGALIR
  Abdest
 
ABDEST


ABDESTIN FAZILETLERI

Ebu Hureyre radiyallahu anh anlatiyor: "Rasulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki:

"Allah'in hatalari silmeye ve dereceleri yukseltmeye vesile kildigi seyleri size soylemeyeyim mi?''

"Evet ey Allah'in Rasulu, soyleyin!'' dediler. Bunun uzerine saydi:

"Zahmetine ragmen abdesti tam almak. Mescide cok adim atmak. (Bir namazdan sonra diger) Namazi beklemek. Iste bu ribattir, iste bu ribattir. Iste bu ribattir." (Muslim(251) Muvatta(1/161) Tirmizi(52) Nesai, Taharet 106)

Ebu Hureyre radiyallahu anh anlatiyor: "Rasulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "Mu'min -veya musluman- bir kul abdest aldi mi yuzunu yikayinca, gozuyle bakarak isledigi butun gunahlar su ile -veya suyun son damlasiyla- yuzunden dokulur iner, ellerini yikayinca elleriyle isledigi hatalar su ile birlikte -veya suyun son damlasiyla- ellerinden dokulur iner. Ayaklarini yikayinca da ayaklariyla giderek isledigi butun gunahlari su ile -veya suyun son damlasiyla- dokulur iner. (Oyle ki abdest tamamlaninca) gunahlarindan arinmis olarak tertemiz cikar." (Muslim(244) Muvatta(1/32) Tirmizi(2) Darimi(1/183) Beyhaki(1/81))


ABDESTSIZ NAMAZ MAKBUL DEGILDIR

Allah Azze ve Celle buyurur; “Ey iman edenler! Namaz kilmaya kalktiginiz zaman yuzlerinizi, dirseklerinize kadar ellerinizi, baslarinizi meshedip, topuklara kadar ayaklarinizi yikayin. Eger cunup oldunuz ise, boy abdesti alin. Hasta, yahut yolculuk halinde bulunursaniz, yahut biriniz tuvaletten gelirse, yahut da kadinlara dokunmussaniz (cinsi birlesme yapmissaniz) ve bu hallerde su bulamamissaniz temiz toprakla teyemmum edin de yuzunuzu ve (dirseklere kadar) ellerinizi onunla meshedin. Allah size herhangi bir gucluk cikarmak istemez; fakat sizi tertemiz kilmak ve size (ihsan ettigi) nimetini tamamlamak ister; umulur ki sukredersiniz.”(Maide 6)

Enes radiyallahu anh anlatiyor: "Rasulullah aleyhissalatu vesselam'i soyle derken isittim: "Allah, temizlik olmadan namazi, calinan maldan da sadakayi kabul etmez." (Muslim(224) Buhari(135))


ABDESTIN FARZLARI

Niyet; Omer bin el-Hattab(r.a.) anlatiyor: Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem buyurdular ki: “Ameller ancak niyetlere goredir. Ve kisi icin ancak niyet ettigi sey vardir.” (Buhari(1) Muslim(1907))

Besmele; Ebu Hureyre’den Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem soyle buyurdu: “Abdesti olmayanin namazi, abdeste baslarken Allah'in adini anmayan kimsenin de abdesti yoktur.” (Tirmizi(20) Ibn Mace(Taharet: 41) Darimi(Vudu: 25) Ahmed(2/418,3/41,4/70,5/38,6/382) Sahihu Ebu Davud(92) el Irva(81) sahihtir.)

Birer defa mazmaza, istinsak ve istinsar; Lakit b. Sabre’den: “...Ben: “Ya Rasulallah, bana abdestten bahset.” dedim. “Abdesti guzelce al, parmaklarin arasina suyu eristir. Oruclu degilken burnuna suyu cokca cek.” buyurdu. (Sahihu Suneni Ebu Davud(131) Tirmizi(Savm: 69) Nesai(Taharet: 91) Ibn Mace(Taharet: 54) Darimi(Vudu: 34) Ahmed(4/211))

Ebu Hureyre (r.a.) anlatiyor: Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu ki: “Sizden biri abdest aldiginda burnuna su ceksin (istinsak), sonra da sumkursun.(istinsar)” (Buhari(161) Muslim(237))

Yuzu bir defa yikamak; Allah Azze ve Celle buyuruyor ki; “Ey iman edenler! Namaz kilmaya kalktiginiz zaman yuzlerinizi, dirseklerinize kadar ellerinizi, baslarinizi meshedip, topuklara kadar ayaklarinizi yikayin..”(Maide 6)

Sakali ovalamak; Enes b. Malik’den: Rasulullah abdest alirken bir avuc su alir, o suyu cenesinin altina vererek sakallarinin arasina akitir ve: “Iste aziz ve celil Rabbim bana boyle emretti.” buyururdu. (Sahihu Suneni Ebu Davud(132) Beyhaki(54) Miskat(408) sahih)

Dirseklere kadar elleri bir defa yikamak; Allah Azze ve Celle buyuruyor ki; “Ey iman edenler! Namaz kilmaya kalktiginiz zaman yuzlerinizi, dirseklerinize kadar ellerinizi, baslarinizi meshedip, topuklara kadar ayaklarinizi yikayin..” (Maide,6)

Basi bir defa tamamen mesh etmek; (Maide suresi 6. ayet.)

Kulaklari bir defa mesh etmek; Hadisi serifte; “Kulaklar basin meshine dahildir” buyrulmustur. (Ebu Davud(134) Tirmizi(39) Ibni Mace(447) sahihtir. Bkz.: Elbani Sahiha(36))

Topuklara kadar ayaklari bir defa yikamak; (Maide suresi 6. ayet.)

El ve ayak parmaklarini hilallemek; Ibn Abbas (r.a.)’den rivayet edildigine gore, Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem buyurdular ki: “Abdest aldiginda el ve ayak parmaklarinin arasini hilalle” (Tirmizi(39) Ibn Mace(447) Nesai(Tahara: 93) sahihtir; Elbani Sahiha(1306))

Abdestte azalar kurumadan pes pese yikamak; Enes b. Malik’den: Bir adam abdest almis, ayagi uzerinde tirnak kadar bir yeri birakmis oldugu halde Rasulullah’a geldi. Rasulullah da ona:

“Don, abdestini guzelce al.” Buyurdu (Muslim(243) Sahihu Suneni Ebu Davud(161) Ibni Huzeyme(164) Beyhaki(1/70) el Irva(86))
Sagdan baslamak; Hadisi Serifte buyrulur ki; “Giyindiginiz ve abdest aldiginiz zaman sagdan baslayin.” (Sahihu Suneni Ebu Davud(3458) Miskat(401) Sahihu Ibni Mace(323))

Saci ve sakali sIk olanin bunlari ovalamasi; sIk sac ve sakal suyun ulasmasina mani olur. Vacibin ancak kendisiyle tamamlandigi sey de vaciptir.


ABDESTIN SUNNETLERI

Misvak kullanmak; Ebu Hureyre radiyallahu anh anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "Eger ummetim uzerine zahmet vermeyecek olsaydim, her namazda misvak kullanmalarini emrederdim." (Buhari, Cum'a 8, Temenni 9; Muslim(252) Muvatta(1/66) Ebu Davud(46) Tirmizi(22) Nesai(1/12) Ibni Huzeyme(140) Ahmed(2/245) Beyhaki(37))

Abdestin basinda elleri yikamak; Abdullah Bin Zeyd r.a.’den; Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem abdest alirken eline tastan su alir ve elini uc defa yikardi.” (Buhari(186) Muslim(235))

Azalari ucer defa yikamak; Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem abdestte azalarini birer kere, ikiser kere ve ucer kere yikamistir. (bkz.: Buhari(159) Muslim(226) Sahihu Nesai(79) Sahihu Ibni Mace(334))

Abdestten sonra dua; Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu ki; "Sizden kim abdestini alir ve bunu en guzel sekilde yapar, sonra da: "Eshedu en la ilahe illallah ve eshedu enne Muhammeden abduhu ve Resuluhu. (Sehadet ederim ki Allah'tan baska ilah yoktur ve yine sehadet ederim ki Muhammed Allah'in kulu ve Resuludur)" derse, kendisine cennetin sekiz kapisi da acilir; hangisinden isterse oradan cennete girer." (Muslim(234) Darimi(1/182) Ebu Davud(169) Nesai(1/95) Tirmizi(55))

Abdestten sonra iki rekat namaz kilmak; Bureyde radiyallahu anh anlatiyor: "Rasulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki:

"Ey Bilal! Ne ile benden once cennete girdin? Her ne zaman cennete girdiysem, her seferinde onumde senin hisirtini isittim. Dun gece de cennete girmistim, onumde (yine) senin hisirtini duydum... Bunun uzerine Bilal:

"Ya Rasulullah! Her ezan okuyusumda iki rek'at namaz kildim. Her ne zaman hades vaki oldu ise derhal abdest tazeledim ve Allah'a iki rek'at namaz kilmayi uzerimde borc gordum" dedi. Bilal'in bu aciklamasi uzerine Aleyhissalatu vesselam:

"Iste bu iki sey sebebiyle (cennete girmede benden evvel davranmis olmalisin)" buyurdular." (Buhari(1149) Muslim(2458) Tirmizi(3690))
ABDEST ALMANIN MUSTEHAB OLDUGU HALLER

Allah Azze ve Celle’yi zikretmek; Muhacir bin Kunfuz (r.a.) anlatiyor: Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem kucuk abdest yaparken selam verdim. Abdest alincaya kadar selamima karsilik vermedi. Abdesti aldiktan sonra selamimi aldi (Sahihu Nesai(37) Ibnu Mace(350) Elbani Es-Sahiha (834)sahihtir)
Her namaz icin ayrica abdest almak; Ebu Hureyre r.a.’den; Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu ki; “Sayet ummetime zahmet vermeyecek olsaydim her namaz icin abdest almalarini ve her abdest icin misvak kullanmalarini emrederdim.” (sahihtir. Bkz.: Elbani Sahihut Tergib(193))
Her abdest bozulmasindan sonra; Bureyde radiyallahu anh anlatiyor: "Rasulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki:

"Ey Bilal! Ne ile benden once cennete girdin? Her ne zaman cennete girdiysem, her seferinde onumde senin hisirtini isittim. Dun gece de cennete girmistim, onumde (yine) senin hisirtini duydum... Bunun uzerine Bilal:

"Ya Rasulullah! Her ezan okuyusumda iki rek'at namaz kildim. Her ne zaman hades vaki oldu ise derhal abdest tazeledim ve Allah'a iki rek'at namaz kilmayi uzerimde borc gordum" dedi. Bilal'in bu aciklamasi uzerine Aleyhissalatu vesselam:

"Iste bu iki sey sebebiyle (cennete girmede benden evvel davranmis olmalisin)" buyurdular." (Buhari(1149) Muslim(2458) Tirmizi(3690).)
Cenaze tasimaktan dolayi; Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu ki; “Kim olu yikarsa gusletsin, kim cenaze tasirsa abdest alsin.” (Elbani Temamul Minneh(s.112) el Irva(144))

Cunup kisi gusletmeden uyumak isterse; Aise'nin (r.ah.) anlattigina gore:

Allah Resulu (a.s.) cunup iken uyumak istedigi vakit, yatmadan once namaz abdesti gibi abdest alirdi. (Buhari(286) Muslim(305) Nesai(Taharet: 162, 165) Ibn Mace(Taharet: 99) Muvatta(Taharet: 78) Ahmed(6/26,85,91,102,103,119,143,191,192,200,260,2 79))

Cunup kimse yemek yemek isterse; Aise r.a.’dan; Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem cunup oldugu zaman yemek veya uyumak istedigi zaman namaz abdestiyle abdest alirdi '' (Muslim(305))

Ikinci kez cima icin; Ebu Said el-Hudri’den Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem soyle buyurdu: “Sizden biri hanimina yaklastiginda tekrar etmeyi isterse ikisi arasinda (sadece) abdest alsin.” (Muslim(308) Sahihu Ebu Davud(204) Tirmizi(107) Ibn Mace(Taharet: 100))

Kusmaktan dolayi; Ebu'd-Derda radiyallahu anh anlatiyor: "Rasulullah aleyhissalatu vesselam (bir keresinde) kustu ve abdest aldi.'' Ma'dan der ki
"Rasulullah aleyhissalatu vesselam'in azadlisi Sevban radiyallahu anh'a Sam camiinde rastladim. Bu meseleyi ona hatirlattim ve ondan (mahiyetini) sordum. Su cevabi verdi: "Dogru soylemis, o zaman abdest suyunu da Rasulullah (aleyhissalatu vesselam)'in kendilerine ben dokmustum." (Ebu Davud(2381) Tirmizi(87) Sahihut Tirmizi(76))

Atesin dokundugu sey yemekten dolayi; Ebu Hureyre radiyallahu anh)'den “ben Rasulullah aleyhissalatu vesselam'in "Ateste pisen seyler yiyince abdest alin" dedigini isittim." (Muslim(352) Nesai(1/105,106) Tirmizi(79) Ebu Davud(194))

Cabir’den: Rasulullah’in iki isinden sonuncusu, atesin degistirdigi (pisirdigi) seyden dolayi abdest almamasidir. (Buhari(Et’ime: 53) Muslim(Hayz: 90) Muvatta(Taharet: 22(1/27) Sahihu Ebu Davud(177) Ahmed(1/264, 2/265, 3/264, 275, 4/28, 5/184, 6/89) Ibn Mace(Taharet: 65) Tirmizi(80) Ebu Davud(191,192) Nesai(1/108))

Uyumadan once; Bera b. Azib (r.a.)’den rivayete gore, Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem soyle buyurdu: “yatacaginda namaz abdesti gibi abdest al, sonra sag tarafina uzanip soyle de;

“Allah’im irademi sana teslim ettim yonumu sana cevirdim senden korkup seni isteyerek islerimi sana biraktim sirtimi sana dayadim senden kacip kurtulmak ancak sana donmekle mumkundur. Indirdigin kitaba ve gonderdigin peygambere iman ettim.” bunlari soyledigin gece olursen fitrat uzere tertemiz olursun, sabaha cikarsan hayir kazanmis olarak sabahlamis olursun; Bera diyor ki:

“Ben gonderdigin Rasule dedim…” Bunun uzerine Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem gogsume vurdu ve; “Gonderdigin peygambere” de buyurdu. (Buhari, Daavat 7, 9; Tevhid 34; Muslim(2710) Tirmizi(3391) Ebu Davud(5046, 5047, 5048).)


MUSHAFA DOKUNMAK ICIN ABDEST GEREKIR MI?

Kur’an’a dokunmadan abdestsiz olarak okumak alimlerin ittifakiyla caizdir. Ibni Abbas, Sa’bi, Dahhak, Zeyd b. Ali, el-Mueyyed Billah, Davud Zahiri, Ibn Hazm ve baska alimler abdestsiz olarak Mushaf’a dokunmanin caiz oldugunu soylemislerdir. (Ibni Ebi Seybe(1/98) Abdurrazzak(1/340)) Abdestsiz olarak Mushaf’a dokunulamayacagini soyleyen alimler su hadisleri delil getirirler:

1- Amr b. Hazm radiyallahu anh’den: Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu ki: “Kur’an’a ancak temiz olan kimse dokunabilir.” (Darekutni(1/121) Beyhaki(1/87) Elbani el-Irva(122) Busayri Ithaf(726) Metalibul Aliye(91) sahihtir.)

Ancak bu hadiste gecen “temiz” kelimesi; cunup olmayan kimse - Bu anlamda olmasinin delili; “eger cunup iseniz temizlenin”(Maide 6) ayetidir.-, abdestli olan kimse - Bu anlamda olusunun delili de; Mugire r.a.’in Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem’in mestlerini cikarmaya davranmasi uzerine; “Onlari birak, zira ben onlari temiz (abdestli) iken giydim buyurmasidir.-, bedeninde necaset olmayan kimse ve mu’min kisi - Bu anlamda olmasinin delili; “Musrikler ancak bir necistir.”(Tevbe 28) ayeti ile “Mumin necis olmaz” hadisidir.- arasinda ortak bir tabirdir. Asagida gelecegi uzere bu hadiste necislikle vasfedilen kafir kastedilmektedir. Allahu a’lem. Bu sebeple abdestsiz olarak Kur’ana dokunulmayacagina bu hadiste bir delil yoktur. Bununla birlikte sahih rivayette Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem: “Ben ancak namaz kilacagim zaman abdest almakla emrolundum” (Muslim(374) Tirmizi(1847) Ebu Davud(3760) Nesai(1/85) Ahmed(1/282,359) Ibni Huzeyme(1/23,109) Taberani(11/122) Ebu Avane(1/229) Ibni Ebi Seybe(5/130) Beyhaki(7/276) Darimi(1/216) Tahavi Serhu Maanil Asar(1/128)) buyurmustur.

2- Abdullah b. Seleme dedi ki: “Ali b. Ebi Talib’in yanina girdim. Bana dedi ki:

“Cunupluk disinda hicbir sey Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem’i Kuran okumaktan perdelemezdi (veya soyle dedi: alikoymazdi).” (Zayiftir. Isnadinda Abdullah bin Selime tek kalmis olup o ihtiyarlayinca akli karismis ve bunu ancak akli karistiktan sonra rivayet etmistir. Bkz.: Ibni Hibban(3/79) Ziya el-Muhtare(2/214) Ebu Ya’la(1/288,327,400, 436) Taberani Evsat(7/9,121) Darekutni(1/119) Darekutni Ilel(3/248-250) Ibnul Cad Musned(59) Beyhaki Suab(2/379) Rafii et-Tedvin(2/495) Fethul Bari(1/408) Zeylai Nasbur Raye(1/196) Elbani Daifu Suneni Ebi Davud(30))

Hadis alimlerimizin acik beyanlarina gore isnadinda Abdullah b. Selime tek kalmis olup o ihtiyarlayinca akli karismis ve bunu ancak akli karistiktan sonra rivayet etmistir. Bu rivayette zayiflik olmakla beraber Hafiz Ibn Hacer gibi bazi alimler hasen saymislardir. Ibn Hacer: “Delil olarak kullanilmaya musaittir ancak bu tartismaya aciktir” demistir.

Rivayetin bir lafzinda “Cunup iken bir ayet dahi okumazdi” ziyadesi gelmis ise de sabit olmamistir. (Ahmed(1/110 no:830) Ziyaul Makdisi el-Muhtare(621)) Allame el-Elbani bu ziyadenin zayif, mevkuf ve munker oldugunu belirtmistir.( Bu konuda detayli bilgi icin bkz.: Elbani el-Irvaul Galil(2/243)) Zayif olmasinin sebebi Ebul Gurayf adli ravidir. Ravileri guvenilir saymada gevsek olusu bilinen Ibn Hibban’dan baskasi onu guvenilir saymamistir. Muhaddisler Ibn Hibban rahimehullah’in ta’dilde tek kalmasina itibar etmemislerdir. Fakat Ebul Gurayf hakkinda Ebu Hatem er-Razi: “Hakkinda elestiriler vardir, rivayette meshur degildir” demistir. Neticede bu ravinin durumu mechullukten kurtulmadigi gibi, hakkinda elestiriler oldugu da belirtildiginden zayiftir. Darekutni bu rivayetin mevkuf oldugu illetini belirtmistir. Munker olmasina gelince bu ziyade sadece Aiz b. Habib’in rivayeti olarak gelmistir. Bu hadisi nakleden diger raviler bu ziyadeyi zikretmemislerdir. Aiz b. Habib ise, Ibn Adiy’in de dedigi gibi munker rivayetlerde bulunur.

Fakat sahih oldugu kabul edilse bile bu fiili bir hadistir ve bundan yasaklama soz konusu olmadigi icin ancak mustehaplik ifade eder. Ibn Huzeyme dedi ki: “Bu hadis cunubun Kuran okumasina engel degildir. Zira burada yasaklama olmayip yalnizca Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem’in fiili nakledilmektedir.” (Ibn Hacer Telhisul Habir(s.15))

Imam Buhari ve baskalarinin Aise radiyallahu anha’dan rivayetine gore “Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem her durumda Allah’i zikrederdi” demistir. Kuran okumak, Allah’i zikretmenin en kamil sekillerindendir. Bu hadiste “her durumda zikrederdi” ifadesi genel olup bunu tahsis eden bir ibare gelmemistir.

Cunup olarak Kur’an’a dokunulmayacagini soyleyen alimler de: “Dogrusu bu Kitap, sadece temiz olanlarin dokunabilecegi, sakli bir Kitap'da (Levhi mahfuz’da) mevcutken alemlerin Rabbi tarafindan indirilmis olan Kuran-i Kerim'dir.”(Vakia 77-80) ayetini delil getirirler. Lakin bu ayetteki zamir, ayetlerin siyakindan da anlasilacagi uzere Levh-i Mahfuz’a aittir ve temiz olanlar ile kastedilen de meleklerdir. Ibn Abbas, Enes, Mucahid, Ikrime, Said Ibn Cubeyr, Dahhak, Cabir Ibn Zeyd, Ebu Nehik, Suddi, Abdurrahman Ibn Zeyd Ibn Eslem ve digerleri de boyle demislerdir. (Ibn Kesir, Tefsiru Kuranil Azim)

Ayrica cunup olan mumin, Ebu Hureyre radiyallahu anh hadisinde de gectigi gibi, necis degil, temizdir. Ebu Hureyre radiyallahu anh’den dedi ki:
“Medine yollarindan birinde, ben cunup iken Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem bana rastladi. Gizlendim, gidip yikandim ve geldim. Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem: “Nerede kaldin? Ya Eba Hureyre?” dedi. Ben: “Cunup idim, temizlenmeden seninle beraber oturmayi dogru bulmadim.” dedim. Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem soyle buyurdu: “Subhanallah, musluman necis olmaz.” (Buhari, Gusl: 23(285) Muslim(371) Ebu Davud(231) Tirmizi(121) Ahmed b. Hanbel(2/235,382,471) Nesai(1/145) Beyhaki(1/189))

Mu’min ister cunup veya hayizli, ister abdestsiz olsun temizdir. Ona ne hakiki anlamda ne de mecazi anlamda “necis” denilemez. Dusman topraklarina Mushaf ile sefer edilmesini yasaklayan hadis*, Mushaf’in, necis olmakla vasfedilen musriklerin eline gecmemesi icindir. (*Buhari, Cihad 129 Muslim, Imare 92–94 Ayrica bk. Ebu Davud, Cihad 81; Ibni Mace, Cihad 45)

Lakin Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem’in Hirakl’e gonderdigi mektupta ayetler yazili idi. (Bkz.: Buhari(hayiz 7) ayrica imam Buhari’nin Halku Ef’alil Ibad adli eserine bakiniz.) Bu rivayet, kafirin ayetler yazili olan kagida dokunup okumasinda Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem’in sakinca gormedigini gosterir. Ama cunubun Mushaf’a dokunmasinin caiz olmasi hususunda acik degildir. Bazi alimler uzerinde ayet yazili olan kagit ile Mushaf arasinda ayrim yaparak ayet yazili olan kagida veya tefsirlere cunup yahut Hayizli olanin dokunabilse de Mushaf’a dokunamayacagini soylemislerdir. Ancak bu yorumun delili yoktur. Zira Kur’anin Mushaf olarak cem edilmesi de Ebu Bekir radiyallahu anh zamaninda gerceklestirilmistir. Bu da Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem’in boyle bir ayirim yapmis olmasinin imkansiz oldugunu gosterir. Sahabelerden de bu sekilde bir yorum nakledilmemistir. Allahu a’lem.

Netice olarak diyebiliriz ki; abdestsizin, cunup veya hayiz olanin Mushaf’a dokunmasini, Kur’an okumasini yasaklayan bir delil sabit olmamistir. Ehli sunnet alimleri bu konuda icma etmemislerdir. Bu konuda yasak ifade eden bazi hadisler rivayet edilmisse de bunlarin hicbirinin sahih olmadigi hadis uzmanlarinca tespit edilmistir. Ibnu Abbas (radiyallahu anhuma)'dan rivayet edildigine gore O, cunub kimsenin Kur'an okumasinda bir beis gormezdi." (Buhari(1/78, Hayz 7) Ibn Munzir bunu isnadiyla, Ibn Abbas radiyallahu anhuma’nin fiili olarak rivayet etmistir.) Said b. Cubeyr, Ikrime, Davud, Ibn Hazm, Buhari, Taberi, Ibnul Munzir ve baska alimler cunubun Kur’an okumasinda sakinca gormemislerdir. (El-Begavi Sethus Sunne(2/43) Elbani Temamul Minneh(s.118) Irvaul Galil(2/245) Fetaval Ezher(8/88,419)) Ibrahim en-Nehai:

“Hayizli kadinin ayet okumasinda sakinca yoktur” demistir.( Buhari(Hayiz 7)) Ibn Hacer’in Fethul Bari’de belirttigine gore bunun benzeri Imam Malik’ten de rivayet edilmistir.

Lakin daha once de belirttigimiz gibi Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem kendisine verilen selami abdestsiz olarak cevaplamamis*, Allah’in “es-Selam” ismini abdestsiz olarak anmaktan hoslanmadigini belirtmistir. Bu da abdestsiz ve cunup olarak zikir veya kiraatin caiz olmakla beraber mekruh oldugunu gosterir. Seyh Elbani de bu gorustedir. (*Ebu Davud(1/4) Nesai(1/16) Darimi(2/287) Ibn Mace(1/145) Hakim(1/167) Beyhaki(1/90) Ahmed(5/80) Bkz.: Elbani Silsiletul Ehadisis-Sahiha(834))

ABDESTI BOZAN SEYLER

Onden ve Arkadan cikan (idrar, mezi, meni, gaita ve yel gibi) seyler; Saffan Ibnu Assal (radiyallahu anh) anlatiyor: "Rasulullah (aleyhissalatu vesselam) yolcu oldugumuz zaman, bize mestlerimizi uc gun uc gece, cenabet hali disinda kucuk ve buyuk abdest bozma, ve uyku sebebiyle cikarmamamizi emrederdi." (Tirmizi(96,3529, 3530) Nesai(1/83, 84) Ibnu Mace(554) Ibni Huzeyme(193) Ibni Hibban(180) Darekutni(1/197) Beyhaki81/276) sahih.)

Ebu Hureyre radiyallahu anh’in naklettigine gore: Allah Resulu sallallahu aleyhi ve sellem soyle buyurdu: "Herhangi birinizden hades (yel) vaki olursa, abdest almadikca kilacagi namazi kabul edilmez" buyurdu. (Buhari(6954) Muslim(225))

Ali radiyallahu anh’den; Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu ki; “Meziden dolayi abdest, meniden dolayi gusul gerekir” (Tirmizi(114) Sahihu Suneni Tirmizi(99) Miskat(311))

Suur kaybi (uyku, bayilmak, delirmek); Ali r.a.’den; Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu ki; “Gozler duburun bagidir. Kim uyursa abdest alsin.” (Sahihu Suneni Ebu Davud(198) Ibn Mace(Taharet: 62) Darimi(Vudu: 48) Ahmed(4/97))

Cinsel uzva arada bir engel olmadan dokunmak; Busre Bintu Saffan (radiyallahu anha) anlatiyor: "ResululIah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "Zekerine degen abdest almadikca namaz kilmasin.'' (Tirmizi(82, 83, 84) Darimi(1/184) Muvatta(1/42) Ebu Davud(181) Nesai(1/216) el Irva(116) sahihtir.)

Talk Ibnu Ali (radiyallahu anh) anlatiyor: "Rasulullah (aleyhissalatu vesselam)'in yanina geldik. (Biz huzurlarinda iken) bir adam geldi. Sanki o bir bedevi idi. "Ey Allah'in Resulu! dedi, kisi abdest aldiktan sonra zekerine degerse ne gerekir (abdesti bozulur mu, bozulmaz mi?)'' Rasulullah (aleyhissalatu vesselam) su cevabi verdi: "O, kendisinden bir parca degil midir?" (Ebu Davud(182, 183) Tirmizi(85) Nesai(1/101) Elbani Sahihu Suneni Ebu Davud(167))
Ebu Hureyre r.a.’den;Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu ki; “Birinizin eli arada bir ortu olmadan cinsel uzvuna dokunursa abdest alsin.” (Ibni Hibban sahih senetle rivayet etti. Bkz.: Elbani Sahiha(1235))

Deve eti yemek; Cabir Ibnu Semure (radiyallahu anh) anlatiyor: "Bir adam Rasulullah (aleyhissalatu vesselam)'a gelerek: "Koyun eti sebebiyle abdest alayim mi?'' diye sordu. "Dilersen abdest al, dilemezsen alma!" diye cevap verdi. Adam bunun uzerine: "Deve eti sebebiyle abdest alayim mi?'' diye sordu. Rasulullah (aleyhissalatu vesselam) bu sefer: "Evet, deve eti sebebiyle abdest al!" cevabini verdi. Adam tekrar: "Koyun agillarinda namaz kilayim mi?'' diye bir baska sual sordu: "Evet!'' cevabini aldi. Tekrar sordu: "Pekala, deve agillarinda namaz kilayim mi?'' "Hayir!'' buyurdu." (Muslim(360).)
Sah Veliyullah Dehlevi der ki; “Daha onceki ummetlere deve eti haram iken bu ummete helal kilinmistir. Sukur ifadesi olarak deve eti yedikten sonra abdest almak farz kilinmis olabilir. Allahu A’lem.”


ABDESTI BOZMAYAN SEYLER

Arada ortu varken cinsel uzva dokunmak; yukarida gecti.

Kadina dokunmak; Hz. Aise (radiyallahu anha) anlatiyor: "Rasulullah (aleyhissalatu vesselam) kadinlarindan birini optu, sonra donup namaza gitti, abdest tazelemedi. Urve rahimehullah der ki: "Kendisine: "Bu, sizden baska bir hanimi olmamali!" dedim, Hz. Aise gulmekle cevap verdi.'' (Ebu Davud(178, 179,180) Tirmizi(86) Nesai(1/104) Ibnu Mace(502) Sahihu Ebu Davud(164,165))

Yara, hacamat gibi sebeplerle vucuttan kan cikmasi; necasetler bolumunde ilgili rivayetleri kaydetmistik oraya bakiniz. Ayrica Ebu Hureyre r.a. der ki; “Abdest ancak hadesten (onden ve arkadan cikanlardan) dolayi gerekir.” (Buhari(1/52))

Az yada cok kusmak; bunun abdesti bozduguna dair sahih bir delil yoktur. Yukarida gecen Ebud Derda r.a. hadisi ise fiili sunneti ifade etmektedir. Bu da bunun mustehap oldugunu gosterir. Zira fiili sunnet vucup ifade etmez.

Abdestin bozuldugundan supheye dusmek; Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu ki; "Sizden biri, karninda bir seyler hissetse ve fiilen cikip cikmadigi hususunda tereddud icinde kalsa, bir ses isitmedikce veya bir koku duymadikca mescidden cikmasin." (Muslim(362) Tirmizi(74, 75) Ebu Davud(177).)


ABDEST ILE ILGILI MESELELER

1- Sag el ile mazmaza; Humran Mevla Osman anlatiyor: "Hz. Osman radiyallahu anh su istemisti. (Getirdim. Aldi ve) uc kere ellerine dokerek yikadi. Sonra sag elini kaba sokup mazmaza ve istinsakta bulundu (agzina ve burnuna su alip yikadi). Sonra uc kere yuzunu, arkasindan da dirseklerine kadar uc kere ellerini yikadi. Sonra basina meshetti, sonra da topuklarina kadar ayaklarini ucer sefer yikadi ve:

"Ben Resulullah aleyhissalatu vesselam'i, su abdestim gibi abdest alirken gordum. Abdesti bitince de soyle demisti:

"Kim su abdestim gibi abdest alir, arkasindan iki rek'at namaz kilar ve namazda kendi kendine (dunyevi bir sey) konusmazsa gecmis gunahlari affedilir." (Buhari(159) Muslim(226) Ebu Davud(106) Nesai(1/68).)

2- Sol ile sumkurmek; Ali bin Ebi Talib anlatiyor: Kendisi abdest almak icin su istedi. Sonra abdest almaya baslayarak, agzina su verdi, burnuna su verdi ve sol eliyle uc defa sumkurdu. Sonra soyle dedi: Iste bu, Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem’in aldigi abdesttir.” (Sahihu Suneni Nesai(89) el Irva(91))

3- Tek avuctan mazmaza ve istinsak; Abdu Hayr anlatiyor: "Hz. AIi radiyallahu anh bize geldi ve namaz kildi. (Namazdan sonra abdest) suyu istedi.
"Suyu ne yapacak, namazi kildi ya! Herhalde bize ogretmek istiyor!" dedik. Icinde su olan bir kapla bir legen getirildi. Kaptan sag eline su doktu: Uc defa ellerini yikadi. Sonra uc kere mazmaza ve istinsakta bulundu. Mazmaza ve istinsaki su aldigi eliyle yapti. Sonra uc kere yuzunu yikadi, sag elini uc kere yikadi, uc kere sol elini yikadi. Sonra elini kaba batirdi, bir kere basini meshetti. Sonra uc kere sag ayagini yikadi, uc kere sol ayagini yikadi. Sonra: "Resulullah aleyhissalatu vesselam'in abdestini bilmek kimin hosuna giderse, iste o boyledir!" dedi." (Ebu Davud(111) Tirmizi(48) Nesai(1/68) Sahihu Suneni Ebu Davud(104) Darimi(1/178) Ibni Huzeyme(147))

4- Oruclu olunmadigi zaman mazmaza ve istinsakta mubalaga; Lakit b. Sabre’den: “...Ben: “Ya Rasulallah, bana abdestten bahset.” dedim. “Abdesti guzelce al, parmaklarin arasina suyu eristir. Oruclu degilken burnuna suyu cokca cek.” buyurdu. (Sahihu Suneni Ebu Davud(131) Tirmizi(38) Nesai(Taharet: 91) Ibn Mace(448) Darimi(Vudu: 34) Ahmed(4/211) Ibni Huzeyme(170))

5- Basin tamamini mesh etmek vaciptir; Allah Azze ve Celle buyuruyor ki; “Ey iman edenler! Namaz kilmaya kalktiginiz zaman yuzlerinizi, dirseklerinize kadar ellerinizi, baslarinizi meshedip, topuklara kadar ayaklarinizi yikayin..” (Maide,6)

Abdullah Ibnu Zeyd Ibni Asim Ibni'l-Ensari radiyaIlahu anh'in anlattigina gore, kendisine:

"Bizim icin, Resulullah aleyhissalatu vesselam'in abdestiyle bir abdest al (da gorelim)!" diye talepte bulunuldu. O, hemen bir kap (su) isteyip, onceki hadiste anlatilan sekilde abdest aldi. Abdest alisini anlatan rivayette su farkli aciklama var: "Basini meshettikte ellerini (saclari ustunde) ileri ve geri dogru yuruttu. (soyle ki: Mesh ameliyesine basin on kismindan basladi ellerini enseye dogru goturdu. Sonra, basladigi yere kadar geri getirdi. Sonra ayaklarini yikadi.'' (Buhari(185) Muslim(235, 236) Muvatta(1/18) Ebu Davud(118,119,120) Tirmizi(35,47) Nesai(1/71,72) Darimi(1/177) Ibni Huzeyme(155))

Ibnul Museyyeb r.a. dedi ki; “Basi mesh konusunda kadin da erkek gibidir.” (Buhari bunu muallak olarak rivayet etmis, Ibni Ebi Ebi Seybe ise muttasil isnadiyla nakletmistir.)

6- Bas kac kere mesh edilir?; Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem’in basini bir kere, iki kere ve uc kere meshettigi sahih olarak rivayet edilmistir. (Bkz.:Sahihu Suneni Ebu Davud(95,98,117) Temamul Minneh(s.91))

7- Sarik uzerine mesh edilebilir; Bilal (radiyallahu anh) anlatiyor: "Rasulullah (aleyhissalatu vesselam) mestleri ve sarigi uzerine meshetti." (Muslim(275) Ibni Ebi Seybe(1/34))

Sevban’dan: Rasulullah (bir defa gece baskini icin) Seriyye (askeri birlik) gondermisti. (Siddetli bir) soguga tutuldular, Rasulullah’in yanina dondukleri zaman onlara sariklarinin ve ayakkabilarinin uzerlerine meshetmelerini emretti. (Ebu Davud(146) Elbani(Sahihu Suneni Ebu Davud(133))
Sarik uzerine mesh etmede abdestli olarak sarmis olmak sart olmadigi gibi belirli bir sure ve mesafe ile de sinirlandirilamaz. Zira bu konuda delil yoktur. Sahabelerin cumhuru sarik uzerine mesh etmeyi caiz gormuslerdir.

8- Kulaklarin ici ve disi mesh edilir; Abdurrahman b. Meysere el-Hadrami, el-Mikdam b. Ma’dikerib el-Kindi’nin soyle dedigini isittim demistir: Rasulullah’a bir abdest suyu getirildi ve abdest aldi, ellerini uc kerre yikadi, sonra uc kerre de agzina ve burnuna su verdi, sonra da yuzunu ve kollarini uc kerre yikadi. Nihayet basini, kulaklarinin icini ve disini meshetti. Parmaklarini kulak deliklerine soktu. (Ebu Davud(121) Ibni Mace(442) Beyhaki(1/59) Tahavi(1/32) Sahihu Suneni Ebu Davud(114))

Abdullah b. Amr demistir ki: Bir adam Rasulullah’a gelip:

“Ya Rasulallah, abdest nasil alinir?” diye sordu. Rasulullah da bir kap su isteyerek, ellerini uc kere, yuzunu uc kere, kollarini uc kere yikadi. Basina mesh etti. Sehadet parmaklarini kulaklarina sokarak uclariyla icini, bas parmaklariyla dislarini meshetti. Daha sonra ayaklarini ucer kere yikadi. Akabinde de soyle buyurdu:

“Iste abdest boyle alinir. Kim buna bir sey ekler veya eksiltirse kendisine kotuluk etmis ve zulmetmis olur.” Veya “zulmetmis ve kotuluk etmis olur.” (Ebu Davud(135) Nesai(1/88) Ibn Mace(422) Ibni Huzeyme(174) Beyhaki(1/79) Tahavi(1/33) Elbani Sahihu Suneni Ebu Davud(123) el Miskat(417))

9- Basin meshadildigi su ile kulaklari meshetmek ve gerekirse yeni su almanin caiz olusu; Sahabelerin cogunda rivayet edilen hadiste; “Kulaklar bastan sayilir”( daha once gecti. Bkz.: Elbani Sahiha(36)) buyrulmustur. Dolayisiyla kulaklari meshetmek icin ayrica su almaya gerek yoktur. Yeni su almanin caiz olusu da su hadisten anlasilmaktadir;

Abdullah Bin Zeyd r.a.’den; “Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem kulaklarini mesh etmek icin yeni su aldi.” (hasendir. Beyhaki “sahih” kaydiyla(1/50) Tirmizi(35))

10- Boynu mesh etmek bidattir; boynun mesh edilecegine dair sahih bir sey yoktur. (bkz.: Elbani Daife(69) Daifu Suneni Ebu Davud(15) Nevevi el Mecmu(1/465) Ibni Teymiye Fetava(21/127))

11- Ayaklari topuklara kadar yikamak; Ibnu Amr Ibni'l-As radiyallahu anhuma anlatiyor: Halk ikindi namazi sirasinda acele etti ve bir kismi alelacele abdest aldi. Biz onlara ulastik. Okcelerine su degmemis, parliyordu. Bunun uzerine Aleyhissalatu vesselam:

"Okcelerin ateste vay haline! Abdesti tam alin!'' buyurdular." (Buhari, Ilm 3, 30, Vudu 27, 29; Muslim(240-242); Muvatta(1/19) Ebu Davud(97) Nesai(1/77,78) Ahmed(2/164,193,201) Ibni Huzeyme(161))

12- Ayak parmaklarini ovalamak; el Mustevrid Bin Seddad r.a.’den; "Rasulullah aleyhissalatu vesselam'i gordum. Abdest aldigi zaman ayaklarinin parmaklarini serce parmagi ile hilalliyordu." (Tirmizi(40) Ebu Davud(148) Ibni Mace(446) Sahihu Suneni Ebu Davud(134) el Miskat(407))
Ibn Abbas (r.a.)’den rivayet edildigine gore, Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem buyurdular ki: “Abdest aldiginda el ve ayak parmaklarinin arasini hilalle” (Tirmizi(39) Ibn Mace(447) Nesai(Taharet: 93) sahihtir; Elbani Sahiha(1306))

13- Abdestten sonra on tarafa su serpmek; Hakem Ibnu Sufyan es-Sakafi anlatiyor: "Rasulullah aleyhissalatu vesselam abdest alirken etegine su serperdi.'' (Sahihu Ebu Davud(154) Nesai, Taharet: 102; Tirmizi, Taharet: 38; Ibn Mace, Taharet: 58. sahitleriyle sahihtir. Bkz.; Miskat(366))

14- Abdest uzuvlarindan yikamadik yer birakmamak; Cabir radiyallahu anh anlatiyor: "Hz. Omer radiyallahu anh bana sunu soyledi: "Bir adam Resulullah aleyhissalatu vesselam'a gelmisti. Bunun abdest almis fakat ayaklarinin uzerinde tirnak kadar bir yeri yikamadan birakmis oldugunu gordu. ResuluIlah aleyhissalatu vesselam, adama derhal mudahaIe etti:

"Git abdestini guzelce al!" Adam gidip yeniden abdest aldi, sonra namazini kildi." (Muslim(243); Ebu Davud(171).)

Enes b. Malik’den: Bir adam abdest almis, ayagi uzerinde tirnak kadar bir yeri birakmis oldugu halde Rasulullah’a geldi. Rasulullah da ona:

“Don, abdestini guzelce al.” Buyurdu (Muslim(243) Sahihu Suneni Ebu Davud(161) Ibni Huzeyme(164) Beyhaki(1/70) el Irva(86))

15- Abdest alirken kullanilan su miktari; Sefine radiyallahu anh anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam'i bir sa' miktarindaki su cenabetten yikar, bir mudd su da abdestine yeterdi." (Muslim(326); Tirmizi(56))

16- Siralamaya uymamak abdesti bozmaz; Mikdam Bin Madikerb r.a.’den; “Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem abdest alirken ellerini uc kere, yuzunu uckere, kollarini uc kere yikadi, sonra ucer kere mazmaza ve istinsak yapti ve basini mesh etti. Kulaginin icini ve disini mesh etti ve uc kere ayaklarini yikadi.” (Ebu Davud(121) Ibni Mace(442) Beyhaki(1/59) Tahavi(1/32) Sahihu Suneni Ebu Davud(114) Nevevi ve Ibni Hacer; “hasen” dediler. Bkz.; Elbani Temamul Minneh(s.88))

17- Abdestte asiriligin yasaklanmasi; Abdullah b. Amr demistir ki: Bir adam Rasulullah’a gelip:

“Ya Rasulallah, abdest nasil alinir?” diye sordu. Rasulullah da bir kap su isteyerek, ellerini uc kere, yuzunu uc kere, kollarini uc kere yikadi. Basina mesh etti. Sehadet parmaklarini kulaklarina sokarak uclariyla icini, bas parmaklariyla dislarini meshetti. Daha sonra ayaklarini ucer kere yikadi. Akabinde de soyle buyurdu:

“Iste abdest boyle alinir. Kim buna bir sey ekler veya eksiltirse kendisine kotuluk etmis ve zulmetmis olur.” Veya “zulmetmis ve kotuluk etmis olur.” (Ebu Davud(135) Nesai(1/88) Ibn Mace(422) Ibni Huzeyme(174) Beyhaki(1/79) Tahavi(1/33) Elbani Sahihu Suneni Ebu Davud(123) el Miskat(417)) Yine buyurmustur ki; “Bu ummette temizlik ve dua hususunda asiri giden bir topluluk olacaktir.” (Sahihu Suneni Ebu Davud(87) Miskat(418))

18- Baskasina abdest aldirmak; Mugire (r.a.) anlatiyor: Tebuk savasinda, Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem abdest alirken, eline abdest suyunu doktum. Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem mestleri uzerine mesh etti. (Buhari(182) Muslim(274)) Yine Usame Bin Zeyd r.a. de Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem’e abdest aldirmistir.

19- Abdest alirken konusmak caizdir; bundan yasaklayan bir delil yoktur.

20- Abdest esnasinda uzuvlari yikarken okunacak dualarin asli yoktur, bidattir.

21- Abdest alirken azalarini kac kere yikadigindan suphe eden, kesin bilgiye itibar eder, en az sayiyi dikkate alir.

22- Abdest azalarindaki mum, oje gibi altina su gecirmeyen maddeler abdeste engeldir. Ancak kina gibi sadece rengi degistiren seyler abdeste engel olmaz.

23- Istihazeli (ozur kanamasi) olan kadin, namaz vaktini tamamen kaplayan kanama, idrar akintisi ve yel kacirma gibi ozru olan kisiler her namaz vakti icin abdest alir ve ozru devam etse de vakit cikana kadar abdesti devam eder.

24- Yaz kis havlu ile kurulanmak caizdir.

25- Abdest alirken baskasindan yardim almak caizdir. (son yedi madde icin bkz.: Seyyid Sabik Fikhus Sunneh)


SAKAL FITRAT’TANDIR

Allah Azze ve Celle buyuruyor ki; “(Seytan, Allah’a karsi “Elbette senin kullarindan belli bir nasip edinecegim. Onlari mutlaka saptiracagim, muhakkak onlari bos kuruntulara dusurecegim, suphesiz onlara emredecegim de, hayvanlarin kulaklarini yaracaklar, suphesiz onlara emredecegim de Allah’in yarattigini (fitrati) degistirecekler” dedi. Kim Allah’i birakip ta seytani dost edinirse, elbette apacik bir ziyana dusmustur.” (Nisa;118-119)
Ebu Hureyre radiyallahu anh’in rivayet ettigi hadisi serif; “Cuma gunu gusletmek, misvak, biyiklari kisaltmak, sakali uzatmak, Islam fitratindandir. Zira Mecusiler biyiklarini uzatir, sakali keserler. Su halde onlara muhalefet edin.” (Ibni Sad(1/147) Muslim(taharet,55) Beyhaki(1/150) Safii el Umm(1/21) Beyhaki Ma’rife(1/246) Nesai(Zinet,2) Ahmed(2/52) Buhari Tarihul Kebir(1/140) Taberani Sagir(553) Hatib Tarih(6/247) Deylemi(2570) Fethul Bari(10/346) Suyuti Esbabi Vurud(212-214) Zadul Mead(1/166))

Aise radiyallahu anha rivayet ediyor; Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu ki; “On sey vardir ki, bunlar daha onceki peygamberlerin de sunnetlerindendir; biyiklari kisaltmak, sakali uzatmak, misvak kullanmak, buruna su cekip temizlemek, tirnaklari kesmek, parmak aralarini yikamak, koltuklari yolmak, kasIklari tiras etmek, taharet ve agza su vermek.” (Muslim(361) Tirmizi(2758) Ebu Davud(taharet 29) Nesai(8/126) Ibni Mace(293) Tahavi Muskilul Asar(1/297) Darekutni(1/95) Ebu Ya’la(8/4517) Ibni Ebi Seybe(1/195) Beyhaki(1/36,52) Ahmed(6/137) Ebu Avane(1/191) Neylul Evtar(1/110))

Biyiklari uzun ve sakallari tirasli bir Mecusi Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem’e gelmis ve Rasulullah s.a.v., ona; “Boyle yapmani sana kim emretti?” diye sorunca o Kisra’yi kastederek; “Rabbim” demisti. Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem; “Lakin benim Rabbim, biyiklari kisaltmami, sakallari salivermemi emretti” buyurarak sakalin onemini ve Rabbimizin bir emri oldugunu belirtmistir. (Ibni Sa’d(1/449) Said Bin Mansur Musannef(172) Ibni Kesir el-Bidaye(4/264) Ebu Nuaym Delail(1/349) Ibnul Cevzi el-Vefa(2/460) Tarihut Taberi(2/654) Suyuti Durrul Mensur(1/276) Suyuti Esbabi Vurud(213) Ibni Hacer Metalibul Aliye(2206))

Ibni Omer radiyallahu anhuma, Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem’in soyle buyurdugunu rivayet ediyor; “Biyiklari kisaltin, sakallari uzatin. Musriklere benzemeyin.” (Malik Muvatta(sa’r,1) Buhari(libas,63-64) Muslim(taharet,52) Ebu Davud(4199) Tirmizi(2764) Nesai(taharet 14) Ahmed(2/16, 356, 365, 366, 387) Beyhaki(1/151) Suyuti Esbabi Vurudil Hadis(77) Beyhaki Suab(6430-34) Ibni Ebi Seybe(8/376) Tarihu Bagdat(5/11) Kenz(17251) Neylul Evtar(1/114))

Insanlari en guzel bicimde yaratan Allah Teala, peygamberleri araciligiyla kulluk vazifelerini onlara ogrettigi gibi kilik kiyafetlerini de tayin etmis ve bildirmistir. Yaratilis icabi ve hikmetleri geregi olarak insanlarin bedenlerinde sac, sakal ve diger killari yaratmistir. Bunlarin bir kisminin giderilmesini veya kisaltilmasini, bir kisminin da kesilmeyerek uzatilmasini peygamberleri aleyhimus selam teblig etmisler ve uyarmislardir. Hadisler, sakalin uzatilmasini, biyigin kisaltilmasini emretmektedir.

Hafiz Ibnu Sahin, sakal tirasinin musle oldugunu belirtir. (Ibnu Sahin en-Nasih vel-Mensuh(s.256)) (musle; vucut azalarindan herhangi bir yeri keserek eziyet etmektir.)

Sakali tiras etmek, hem fitrati degistirmek, hem de kadinlara benzemek olur ki, bunlar lanetlenmis fiillerdir. (Bkz. Hattabi es Subki Menhelul Azbul Mevrud(1/186) Kutul Kulub(3/457) Konyali Mehmed Vehbi Sahihi Buhari Serhi(4/326) Kandehlevi Sakal Risalesi(s.21))

Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem, yaratilisi degistirenlere, (dovme yapan ve yaptirana, cimbizla kaslari yolana ve yoldurana, guzel gorunmek icin dislerini seyreklestirene, torpuleyene ve torpulettirene, peruk takana ve taktirana, kadinlara benzeyen erkeklere ve erkeklere benzeyen kadinlara) lanet etmistir. (Buhari(Tefsir, 59, Libas,82) Muslim(libas,120) Ebu Davud(tereccul, 5) Tirmizi(edeb 33) Nesai(Zinet,24,26) Ibni Mace(nikah 52) Darimi(isti’zan, 19) Ahmed(1/415) Ibni Abdilberr el Cami(2/188) Hatib el-Kifaye(s.22) Beyhaki(7/312) Neylul Evtar(4/190) Tuhfetul Ahvezi(1/67))

Demek ki, fitrati degistirmek lanete mustahak olmaya sebeptir. Allah Teala, erkekleri biyik ve sakallari ile, kadinlari ise biyiksiz ve sakalsiz yaratmistir. Degistirilmesine dinimizde yasak konulmayan ve emredilen sunnet olmak, tirnak kesmek, etek ve koltuk tirasi gibi, seyler bundan mustesnadir.


MESTLERE MESH

1- Ayakkabilar (Pabuclar) uzerine mesh:

Evs b. Ebi Evs es-Sekafi’den: Rasulullah abdest aldi. Ayakkabilari ve ayaklari uzerine meshetti. Ravi Abbad, es-Sekafi’nin soyle dedigini duymustur: Ben Rasulullah’i bir kavmin kuyusuna gelip abdest alarak ayakkabilari ve ayaklari uzerine meshettigini gordum. (Sahihu Ebu Davud(145) Beyhaki(1/286) Ahmed(4/7) Ibni Omer r.a.’den; Tahavi Serhu Maanil Asar(1/97) Beyhaki(1/286) Ibni Abbas r.a.’dan; Beyhaki(1/286) Abdurrazzak(783))

Mes'ele: Mestler topuklarin altinda kalacak sekilde kesIk olsa bile, uzerlerine meshetmek caiz olur. Bu, Evzai'nin kavlidir. Rivayet olunduguna gore Evzai: Topuklarin altindan kesIk olan (topuklari ortmeyen) mestler uzerine ihramda olan kimse mesheder, demistir. Evzai'den baskasi demistir ki; Mestler topuklari ortecek sekilde olurlarsa, ancak o takdirde uzerlerine mesh olunur. (Muhalla(2/103))

2- Mestlere mesh etmek;

Mugire Ibnu Su'be (radiyallahu anh) anlatiyor: "Ben Rasulullah (aleyhissalatu vesselam)'la beraberdim. Bana:

"Ey Mugire, su kabini al!'' emretti. Ben de onu aldim. Rasulullah (aleyhissalatu vesselam) (la tenhaya gittik. O) benim gozumden kayboldu, kaza-yi hacet yapti, (geri dondu). Uzerinde Sami bir cubbe vardi. (Abdest almak icin hazirlik yapti. Cubbesinin yenlerini cemreyip) kollarini cikarmaya calisti. Ancak (yenler) dardi. Ellerini (yenlerin uc kismindan geri cikarip cubbeyi sirtina koyup kollarini) alttan cikardi. Ben su doktum, namaz icin abdest aldi. Mestleri uzerine meshetti, sonra namaz kildi."

Bir diger rivayette: "Mestlerini cikarmada yardimci olmak icin egildim. Bana:

"Birak onlari, zira ben, abdestli olarak mestlerimi giyindim" buyurdu ve uzerlerine meshetti. (Buhari(182) Muslim(274) Muvatta(1/36) Ebu Davud(149-151) Tirmizi(97-100) Nesai(1/82-84,76))

Cerir Ibnu Abdillah el-Beceli (radiyallahu anh)'in anlattigina gore, Cerir, abdest alip mestleri uzerine meshedince, kendisine: "Mest uzerine mesh mi yapiyorsun'' diye sormuslardir. O da: "Evet demistir, ben Rasulullah (aleyhissalatu vesselam)'i gordum. Bevletti sonra abdest aldi. (Sira ayaklarina gelince, yikamayip) mestlerinin uzerine meshetti '' dedi. A'mes der ki: "Ibrahim Neha'i dedi ki: "Bu hadis, Abdullah Ibnu Mes'ud (radiyallahu anh)'un ashabinin hosuna gidiyordu, cunku Cerir (radiyallahu anh)'in musluman olusu Maide suresinin nuzulunden sonra idi." (Buhari(387) Muslim(272) Tirmizi(93) Nesai(1/81))

3- Coraplara mesh etmek;

Mugire (radiyallahu anh) anlatiyor: "Rasulullah (aleyhissalatu vesselam) abdest aldi ve coraplarinin ve ayakkabilarinin uzerine meshetti. (Ebu Davud (159) Tirmizi (99) Ahmed (4/252) Ibni Mace (559) Ibni Huzeyme (198) Ibni Hibban (176) Beyhaki (1/283) Ibni Ebi Seybe (1/215) Elbani el-Irva (101) sahihtir.)

Ebu Davud dedi ki: Ali b. Ebi Talib, Ibn Mesud, Bera b. Azib, Enes b. Malik, Ebu Umame, Sehl b. Sa’d ve Amr b. Hureys dahi coraplari uzerine mesh etmistir. Bu husus Omer b. El-Hattab ve Ibn Abbas’tan da rivayet edilmistir. (Ebu Davud(159) Bkz.: Ibni Hazm Muhalla (2/115) Ibni Ebi Seybe (1/215-217) Abdurrazzak (773-778) Beyhaki (1/285)) Bunlara Ukbe Bin Amir, Sad Bin Ebi Vakkas, Ibni Omer ve Bilal’i de (r.a) ekleyebiliriz. (Ibni Ebi Seybe(1/215-217) Abdurrazzak(745,773,779-782) Beyhaki(1/285))

Coraplar uzerine mesh, ayni sekilde Tabiinden de menkuldur: Katade, Ibnu'l-Museyyeb, Ibn Cureyc, Ata, Nehai, Hasen, Hilas, Ibn Cubeyr ve Nafi (Allah onlara rahmet eylesin) bunlardandir. (Ibni Ebi Seybe (1/215-217) Abdurrazzak (745, 773, 779-782) Beyhaki (1/285)) Coraplar uzerine mesh hadisini Ebu Hanife, Safii, Ahmed b. Hanbel, Ishak, Davud-i Zahiri ve ibn Hazm kabul etmislerdir.

Imam Ahmed Musnedinde soyle demektedir; Yahya b. Said, Sevr ve Rasid b. Sa'd tarikiyle Sevban'in soyle dedigini nakletmistir. "Peygamberimiz dusman uzerine kucuk bir birlik gonderdi. Soguktan mutazarrir olan bu birlik geri dondugunde, Peygamber efendimize soguk sebebiyle cektikleri sIkintidan dolayi sIkayette bulundular. Bunun uzerine Peygamber efendimiz Asaib ve Tesahin uzerine mesh etmelerini emretti." (Ebu Davud(146) Ahmed (5/277) sahihtir.)

Allame Ibn Esir en-Nihaye isimli eserinde demistir ki; “Asaib, Amaim'dir (imame, mendil veya hirka Ile basa sarilan sarik demektir) zira, bas onunla baglanir. Tesahin ise, hufve, corap ve bunlarin benzerleri, isinma amaciyla ayaga giyilen seylerdir. Bu her iki kelimenin de tekili yoktur.”
Ebu Musa'l-Es'ari demistir ki: Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem abdest aldi ve coraplari ve pabuclari (na'linleri) uzerine meshetti (Ibni Mace(590) hasendir.)

Sa’d Bin Abdullah Bin Dirar’dan; Enes Bin Malik r.a abdest aldi ve ince yunden mamul coraplarina mesh etti.” (Ibni Ebi Seybe(1/216) Dulabi el-Kuna vel Esma(1/181) Ibni Hazm Muhalla(2/84) bkz.: Abdurrazzak (745) Beyhaki (1/285))

Yahye'l-Bekka'dan rivayete gore O; Ibn Omer'in "coraplar uzerine mesh, mestler uzerine mesh gibidir" dedigini isittim, demistir." (Bu rivayetlerin tamamini Abdur'razzak ve Ibn Ebi Seybe ve Beyhaki musanneflerinde nakletmislerdir. Abdur'razzak;(745-773,777,779-782) Ibn Ebi Seybe(1/215-217) Beyhaki(1/285)) Aynisi Enes ve Nafi r.a. den de nakledildi. (Abdurrazzak(779) Ibni Ebi Seybe(1/216) isnadi sahihtir.)

Ebu Hanife hastaligi esnasinda coraplari uzerine meshetmis, sonra da ziyaretcilerine, "Insanlari menettigim seyi kendim yaptim," demistir. (Tirmizi(99))

Ibrahim en-Nehai der ki; “Kim mestlere mesh etmekten yuz cevirirse, bu seytandandir.” (Ibni Ebi Seybe(1/180) Elbani el Meshu Alel Curabeyn(s.54)) Derim ki, sunnette sabit olduktan sonra coraplara meshden yuz cevirmek de boyledir.

Imam Ibn Hazm, Muhalla isimli kitabinda soyle demistir; “Mesh icin derinin sart kosulmasinin anlami yoktur. Zira, bu konuda gelmis ayet, Sunnet, kiyas ve Sahabi sozu olmadigindan coraplar uzerine meshi yasaklamak hatadir. Cunku bu yasaklama, Rasulullah'tan sabit olan Sunnete ve eserlere muhalefet etmektir. Peygamber aleyhis'selam, zikrettigimiz haberlerde mestleri digerlerinden ayirmadi. Coraplar uzerine mesh konusunda, Nebi sallallahu aleyhi ve sellem'e isnad edilerek gelen hicbir rivayette kayit ve sart olmamasi da bu hususu te'yid eder mahiyettedir. Bu sekilde bir kayit ve sart, rivayet edilenlerin ne soylenisinden, ne anlamindan, ne de isaretinden anlasilmaktadir. Ve gayet aciktir ki; Nasslar, bir tahsis edicinin gelmesine kadar umumu uzere ve mutlaki takyid eden bir sey gelinceye kadar da itlaki uzere hamlolunur. Ve bu konuda; Umumu tahsis eden ve mutlaki takyid eden ne bir hadiste, ne de bir eserde, hicbir sey gelmemistir.

Corabin anlami; daha once lugat ve fikih imamlarindan naklettigimiz sekliyle, lugat ve orf itibariyle apaciktir. Hic kimse; Corabin na'l seklinde olmasini, sIklik ve kalinligini ne mefhumunda, ne de musemmasinda sart kosmamistir. Fikih ve lugatta corabin konumu mutlak olduguna gore; Ince, kalin, na'linli ve na'linsiz olanina corap demek dogru ve hak olur. Allah iyisini bilir.”

4- Yirtik mest veya yirtik corap uzerine mesh:

Bu konudaki delilimiz, "Aslolan Ibahadir." Prensibidir. Buna ragmen; kim ki, meshi yasakliyor ve bunlarin yirtiktan salim olmasini sart kosuyor veya ona bir sinir koyuyorsa bu husus, Peygamberimizin uzerinde ittifak edilen, "Allah'in Kitabinda olmayan her sart batildir." seklindeki sozu ile reddolunmustur. Bunun gibi, Sevri'den gelen sahih rivayete gore Sevri; “Ayagina ilisIk oldugu muddetce onun uzerine mesh et” demis ve devamla; "Muhacirlerin ve Ensar'in mestleri yirtik, yamali, parca parca degil miydi?" demistir. (Abdurrazzak(1/194 no:753) Beyhaki(1/283) Muhalla(2/100))

Ibni Hazm demistir ki; “Mestlerde veya ayaklara giyilen seyde kucuk veya buyuk, enine veya boyuna yirtik olur da, ayagin bir kismi acilirsa bu aciklik, ayagin kucuk bir bolumu veya buyuk bir bolumu veya her ikisi birden olsa da, bunlarin hepsi musavidir. Butun bunlara ragmen, giyilen mest veya coraplardan ayaklara bir sey ilistigi muddetce uzerlerine mesh caizdir. Bu; Sufyan es-Sevri'nin, Davud'un, Ebu Sevr'in, Ishak b. Rahuye'nin ve Yezid b. Harun'un da kavlidir.” (Muhalla(2/100))

Sonra; Ibn Hazm Mesh'i caiz gormeyen alimlerin goruslerini, ihtilaf ve zitliklarini beyan etmek suretiyle anlatir ve sonra bunlari reddederek bu kavillerin delili olmayan birer gorusten ibaret oldugunu beyan eder. Ve bu konuya su sozu ile son verir;

"Bu konuda hak ve gercek olan, Kur'anin aciklayicisi olan Sunnetin getirdigi hukumdur. Bu da: Uzerlerinde mesh edilecek bir giysi bulunmayan ayaklarin hukmu, onlarin yikanmasidir. Ve uzerlerinde meshedilecek bir giysi bulunan ayaklarin hukmu ise, o giyilen sey uzerine mesh edilmesidir. Sunnet bu sekilde gelmistir (Allah Azze ve Celle buyurur ki; “Rabbin unutkan degildir” (Meryem 64).

Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem de bunu ogreterek, mestler uzerine ve ayaklara giyilen sey uzerine meshetmeyi emretmistir (Mestler ve coraplar ve bunlardan baskalari, ayaklara giyilen seyler cumlesindendir.). Ve bunun uzerine, buyuk capta veya daha kucuk cap'ta yirtigi olan coraplar uzerine ve yirtigi olmayan, kirmizi renkte, siyah renkte, beyaz renkte, yeni ve eski coraplar uzerine mesh olunmustur: Ve Peygamber efendimiz bunlar arasinda bir ayirim da yapmamistir. Bunlarin hukmu konusunda din'de bir ihtilaf olsaydi, Cenab-i Allah Rasulune yanlis yaptirmamak icin ona dogrusunu vahyederdi. Ve Allah'in Rasulu de farz olani beyan etmeyi ihmal etmezdi. O'nu bundan tenzih ederiz. Su duruma gore, her hal uzere mesh hukmu sihhat kazanmistir.
Seyhu'l-Islam Ibn Teymiyye Ihtiyaratinda "Iki cihetten birisinde sargilar uzerine mesh caiz olur" demistir. (Ibni Teymiye Ihtiyarat(s.13)) Ibn Temim ve baskasi da bunu hikaye etmistir. Ve yirtik vaziyetteki mest uzerine, bu ismi tasidigi ve onunla yurumek mumkun oldugu muddetce mesh'in caiz olacagini soylemistir ve bu gorus, Safii'nin iki gorusunden eski olani olup, Ebu'l-Berekat ve ulema'dan digerlerinin tercihi de bu yondedir. Ben derim ki; Imam Rafii, (Serhu'l-Veciz) isimli eserinde bu gorusu cokluk olan tarafa nisbet etmis ve bunu delil gostererek demistir ki;

“Meshi mumkun gormemek ruhsat kapisini daraltir. O takdirde uyumlu davranmak vacip olur. (Rafii Serhul Veciz(2/370)) Allah Imam Rafii'ye rahmet eylesin, gorusunde isabet etmistir.

5- Uzerine mesh olunan seyin cikarilmasi abdesti bozar mi?

Alimler; Mesti ve benzerini, abdest alip uzerine meshettikten sonra cikaran kimsenin abdesti, bu konudaki uc gorusten tercih edilenine gore sahihtir ve uzerine bir sey lazim gelmez. Bu konuda Seleften, nakiller gelmistir. (Abdurrazzak El-Musannef(809-813) Ibn Ebi Seybe(1/187-188) Beyhaki(1/28290)) Bu gorus, Rasid Halife Ali b. Ebi Talib'in ameline uygundur. Sahih bir senedle beyan edildi ki; O abdest bozdu, sonra abdest aldi ve pabuclari uzerine meshetti, sonra onlari cikartti ve namaz kildi. Bunun sahih goruse uygun oldugudur. Cunku bir kisi; basina meshetse, sonra tiras olsa, abdestte islanan basinin meshini iade etmesi lazim gelmez. Bu gorus, Seyhu'l-Islam Ibn Teymiyye'nin ihtiyar ettigi gorustur. Ibn Teymiyye Ihtiyarat’inda demistir ki;

“Mest ve sarik uzerine mesheden kisinin abdesti, bunlarin cikarilmasiyla ve mesh muddetinin sona ermesiyle bozulmaz. Ve o kimse icin basini meshetmesi ve ayaklarini yikamasi vacip olmaz.” Bu, Hasenu'l-Basri'nin de takip ettigi yoldur. Bu durum; Imam Ahmed'in mezhebindeki sahih goruse gore, uzerine meshedilen killarin yok edilmesi gibidir. Ve Cumhur'un kavli ile Ibn Hazm'in mezhebi de boyledir. (Ihtiyarati Ibni Teymiye(s.15) el Muhalla(2/109))

6- Meshin muddeti ne zaman baslar?

Abdestsizlik halinden sonraki mesh'ten Itibaren baslar. Delili, sahih hadisler ve Omer b. el-Hattab'in fetvalaridir.

Sunnet'e gelince; Muslim'in sahihinde, Sunen-i Erbaa'da, Musnedlerde ve bunlarin disindaki hadis mecmualarinda Sahabe'den bir topluluk tarafindan rivayet edilen hadislerdir. Bu hadislerde Nebi sallallahu aleyhi ve sellem mesh ile emretmistir, bazisinda mesh'e ruhsat vermistir, digerlerinde de mesh'i; mukim icin bir gun bir gece, seferi icin de, uc gun uc gece olarak takdir etmistir. (Muslim(276) Sahihu Ebu Davud(142) Sahihu Tirmizi(83))

Imam Nevevi, (Allah ona rahmet eylesin), Evzai ve Ebu Sevr'in goruslerine dayanarak dedi ki; Mesh muddetinin baslangici, hadesten sonraki mesh ile baslar. Bu durum, Imam Ahmed ve Davud tarafindan da rivayet edilmistir. Bu, Ibn Munzir'in de ihtiyar ettigi, delil yonunden tercihe sayan ve seckin bir rivayettir. Bunun benzeri Omer b. el-Hattab radiyallahu anh tarafindan da hikaye olunmustur. (el Mecmu(1/487))

Ebu Osman En Nehdi demistir ki; "Hz. Omer'in huzurunda bulundugum bir anda, Sa'd b. Ebi Vakkas ve Ibni Omer Halife'ye, mestler uzerine mesh konusunda biri birini sIkayette bulunuyorlardi. Bunun uzerine Hz. Omer soyle dedi: Tam saatine kadar o gunun gece ve gunduzunde mestler uzerine meshedilir." (Abdurrazzak(1/209) sahihtir)

Su gayet aciktir ki, mesh muddeti konusunda Sahabe'den butun rivayet edilenler, bizim bildigimizi dogrular yondedir. Ornek olmak uzere Ibn Ebi Seybe'nin Amr b. El-Haris'den rivayetini zikretmek isterim. Amr b. El-Haris soyle demistir: "Abdullah'la beraber Medain sehrine yolculuk yaptik. Mestlerini cikartmadan uc gun onlarin uzerine meshetti. (Ibn Ebi Seybe(1/180) sahihtir.)

7- Mesh muddetinin sona ermesi abdesti bozar mi?

Nevevi'ye gore, O kisi uzerine bir sey lazim gelmez. Her halukarda tahareti sahihtir. Abdestini bozmadigi muddetce namazini kilar. bu gorus, goruslerin en kuvvetlisidir. Mezhebine muhalif olmasina ragmen Nevevi de bunu ihtiyar ederek soyle demistir:

“Bu mezheb; Hasen-i Basri'den, Katade'den ve Suleyman b. Harb'den Ibn Munzir'in hikaye ettigi ve kendisinin de ihtiyar ettigi mezheptir. Bu gorus, muhtar ve en kuvvetlidir, Bunu, Davud'dan bizim ashabimiz da hikaye etmistir. (El Mecmu(1/527))

Es-Sa'rani bu gorusu, Mizan isimli eserinde Imam Malik'ten nakletmistir. (Mizanul Kubra(1/150)) Ve yine bu gorus; Ibni Hazm'a tabi olarak Seyhu'l-Islam Ibn Teymiyye'nin benimsedigi gorustur. Ibn Teymiyye, bu gorusun tasvipcileri olarak Ibrahim En Nahai ve Ibn Ebi Leyla’yi da zikretmistir. Sonra demistir ki;

“Bu gorus, baskasi caiz olmayan bir gorustur. Zira; Mesh muddetinin son bulmasiyla, abdest azalarindan veya bunlarin bazilarindan abdest bozulur seklinde her hangi bir haber intikal etmedi. Peygamberimiz; Misafir olan kimse icin uc gunden fazla, mukim icin de bir gun bir gece'den fazla meshetmekten men etmistir. Bu hukumden baskasini soyleyen kimse, olmayan seyi habere idhal etmis ve Allah'in Rasulu'nun soylemedigini de soylemis olur. Bunu istemeyerek, yanlislikla yapan kimse icin bir sey lazim gelmez. Fakat bunu; uzerine delilin mevcudiyetinden sonra, bilerek yaparsa buyuk gunahlardan bir gunahi islemis olur. Tahareti ancak, abdesti veya guslu gerektirecek bir hal bozar. Su duruma gore, tahareti sahih olan kimseye hades vaki' olmamissa, o kimse temizdir. Temiz ve pak olan kimseye hades vaki' olmadikca veya hades vaki' olmadigi halde taharetinin bozulduguna dair acik ve kat'i bir nass gelmedigi muddetce namazini kilmak gerekir. Su husus; Mesh muddeti sona ermis ancak, hades vaki' olmamis ve abdest a'zasindan bir kismindan veya tamamindan abdestin bozulduguna dair bir kat'iyyet mevcut degil ise, o kimse temizdir, temizligi sona erinceye kadar namazini kilar. Hades vaki' oldugu takdirde, mestlerini ve ayaklarinda olanlari cikarir ve abdest alir sonra, baska bir vakit icin meshi yeniler. (Elbani Tamamun Nash Fi Ahkamil Mesh(s.92))

8- Mestlerin neresine mesh edilir?

Ali (radiyallahu anh) buyurdular ki: "Eger din insanin fikrine gore olsaydi, mestin altini meshetmek, ustunu meshetmekten evla olurdu. Ancak ben Rasulullah (aleyhissalatu vesselam)'in mestin ustunu meshettigini gordum." (Ebu Davud(162) Darimi(1/181) Darekutni(1/199) Beyhaki(1/292) Elbani el Irva(103))
 
  Toplam 94471 ziyaretçi (188452 klik) kişi burdaydı!  
 
Onların Allah'ı bırakıp da tapdıkları putlar şefaat hakkına sahip değillerdir. Ancak bilerek hakka şahitlik edenler şefâat edebilir. Zuhruf 86 Bu web sitesi ücretsiz olarak Bedava-Sitem.com ile oluşturulmuştur. Siz de kendi web sitenizi kurmak ister misiniz?
Ücretsiz kaydol